"Ama burada bir hiçim ben. Yüzüm yok. Hepsi de kahverengi jarse elbiseler giymiş bu büyük topluluk kimliğimi çaldı benden. Hepimiz duygusuzuz, dostsuzuz. Bir surat arayıp bulacağım, dingin, heybetli bir surat ve onu bilgiyle donatacağım, giysimin altında muska gibi taşıyacağım onu ve sonra (söz veriyorum) ormanda ağaçsız bir alan bulup orada bütün bu tuhaf hazinelerimi sergileyeceğim. Kendime bu sözü veriyorum. Böylece ağlamayacağım."
"Cümleler kurmalıyım, cümleler ve böylece kendimle hizmetçilerin bakışları arasına, saatlerin bakışları, bana bakan suratların, kayıtsız suratların arasına sert bir şey sokmalıyım, yoksa ağlayacağım."