Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·254 syf.··
2019 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2019 16:42
Yazarın okuduğum ilk kitabı olan Dalgalar, bilinç akışı tekniği ile ustaca yazılmış. Bilinç akışı tekniğini kısaca açıklamak gerekirse; karakterlerin düşüncelerinin olduğu gibi yazıldığı, olay değil,
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2018 18. kitabı
Oysa İngiliz edebiyatının mihenk taşlarından Virginia Woolf’un (1882-1941) Dalgalar adlı eseri -roman ya da hikâye gibi kalıpların dışında olan- genellemelerin ona ilişmesine izin vermeyen, apayrı bir evren. Dalgalar, kendinizi düşüncelerin akışına bırakacağınız ve hangi kıyıya çıkacağınızı son sayfaya kadar kestiremediğiniz bir kitap. Olay örgüsünden uzak olan ve çoğunlukla “durum hikâyeleri” diye adlandırdığımız eserlere çoğumuz önyargı ile yaklaşırız. Ancak yazarın çalkantılı iç dünyasının satırlarına yansımasından mıdır nedir, bu şiirsel ve cesur eserini okumak tüm bu önyargılardan utanmak için yeterli. Kişilerin mono/diyaloglarıyla ilerleyen Dalgalar, altı arkadaşın çocukluklarından orta yaşlarına kadarki değişimlerini ve yaşayışlarını anlatıyor. Değişim, doğrusu Woolf’un bu eserini tek kelimeyle özetlemek gerekseydi bunun seçilmesi gerekirdi. Her yönüyle dinamik bir kitap bu; sözcüklerle ne kadar hızlı dans ederseniz edin çoğu cümleyi ikişer kere okuyarak imgelerle ilerlediğiniz, en ufak bir şeyin dahi nasıl büyük anlamlara geldiğine hayret ettiğiniz ve sayfaları çevirdikçe değiştiğiniz… Dilinin fazla feminen oluşuyla eleştirilen Woolf -ki feminizmin o çağdaki en büyük temsilcilerinden oluşu göz önünde bulundurulursa bundan doğal ne olabilir- Dalgalar‘da ilerlemeye ve okuyucuyu sürüklemeye devam ederek dilini daha o günlerden nasıl oturttuğunu gösteriyor bize. Sürükleniyor, zamana eşlik ediyoruz; sonra da kendimizi renkli bir betimleme selinin ortasında buluyoruz.
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2021 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 12:30
Arkadaşlar sanırım benim zekam gittikçe azalıyor. Okudum, okudum, anlamadım. Sayısız kere geri döndüm , yine anlamadım. Kalktım gittim yüzümü yıkadım, derin derin nefes aldım. Yok yine anlamadım... Anlayan olursa bana da anlatsın ....
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
Yeşil Dalgalar
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2019 43. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2019 23:33
İntihar eder gibi biten sarsıcı bir kitap dalgalar.. Herkes kendi açısından bakar olaylara. Sonra bir bakmışsınız bütünün bir parçası oluvermişsiniz.
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2021 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 22:19
Virginia Woolf’ un bu kitabını anladım mı? Hayır. Kitabın başından sonuna kadar, acaba ne demek istiyor burada, ne anlatmak istiyor, bana vermek istediği mesaj ne, sorularını sordum kendime. Bir yanıt bulamadım. Sorun bende miydi? Bilemiyorum. Ortaokulda Matrix filmini seyrettikten sonra, ne de güzel karate filmi, diye nitelendirdiğim Matrix filmini, üniversite çağında seyrettikten sonra, ne de felsefik bir film, diye nitelendirmiştim. Belki de bu kitabı yıllar sonra tekrar okumalıyım. Bazı kitapların okunma zamanı vardır çünkü.
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2020 21:20
Virginia Woolf’e göre ‘kitaplarının en karmaşığı, en güç anlaşılanıydı’ çünkü Dalgalar ‘hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu’. Bir çok eleştirmene göre ise eser Woolf’un başyapıtı olarak kabul edilir. Kitabın üç erkek ve üç kadın olmak üzere altı başkişisi var. Bu karakterlerin çocukluklarından yaşlılıklarına kadar uzanan bir dönemi kapsıyor roman. Hikaye bu altı kişinin bilinç aktarımıyla anlatılıyor. Farklı karakterler olmasına ve aradan geçen yıllara rağmen anlatım dili hep aynı. Bu kişiler arasındaki diyaloglara yer verilmiyor romanda, hikaye, olay ve zaman örgüsü de yok. Virginia Woolf bu altı kişinin tek bir insanın değişik tarafları olup olmadığı sorusuna evet yanıtını vermiştir; ‘altı yapraktan oluşan bir çiçeğe’ benzetir onları. Ayrıca romanın otobiyografik özellikler taşıdığını da belirtmiştir. Yani bu altı karakter Woolf’un farklı yanlarını anımsatmaktadır. Kısaca, Virginia Woolf’e özgü bilinç akışı tekniğinin kullanıldığı, şiir ritminde bir düzyazı ve eşsiz bir roman.
Edebiyat
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
5/10
*Bu bir inceleme değildir* Bu teknikle yazılan kitapla bir türlü barışamadım, Oğuz Atay’ ın Tutunamayanlar’ını da sırf bu sebeple zor bitirmiştim.Bilinçakışı tekniği benim harcım mı değilmiş bilmiyorum Woolf’un Kendine Ait Bir Oda kitabını çok sevmiştim ancak Dalgalar beni bir türlü içine almadı üzülerek bırakıyorum.
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2020 75. kitabı
·
147 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 21:04
Okuduğum en zor ama en özgün eserlerden biriyle geldim. Woolf Dalgalar'da 6 arkadaşın çocukluktan gençliğe, olgunluk çağından ihtiyarlığa olan hayatlarındaki önemli anları, düşünceleri, kırılma noktalarını anlatıyor. Zordu çünkü belirli bir olay örgüsü, kurgu yok. Bilinçakışı tekniğini yoğun şekilde kullanmış. 6 kişinin peşpeşe düşüncelerini okuyoruz. Birbirinden alakasız bir çok şey söylüyorlar. Haliyle metinden kopmak çok olası, bu sebeple çok dikkat isteyen bir kitap. Tavsiyem, kitabı okurken o an 6 kişiden kimin konuştuğunu çok iyi bilmeniz çünkü ben 90 lara kadar buna çok dikkat edemediğim ve kitabın tarzını çözemedim için zorlandım. Sonra her sey oturdu. Özgündü çünkü bir yandan aynı ortamda bulunmasa dahi 6 arkadaşın düşünceleri akarken diğer yandan hayat bir güne benzetiliyor. Çocukluk gün doğumudur. Güneş yükselirken ilk gençlik gelir, tepedeyken gençliğin sonlarını okuyorsunuzdur, sonra ileri yaş, derken gün batımında artık ömrün sonuna gelinmiştir. Hayatın bu evreleri her bölümün başındaki bir okuma parçası ile başlıyor. Ve tüm bu yaşam içindeki gelgitler, ruhtaki değişimler dalgalara benzetilmiş. Ben zorlandım ama Dalgalar'dan kesinlikle çok etkilendim. Woolf'un dünyası gercekten bambaşka. İnsanı yoran bir yazar. Daha evvel Kendine Ait Bir Oda'yı okumuştum. Bence Woolf okumak için iyi bir başlangıç. Şimdi Deniz Feneri'nde gözüm var ama bakalım ne zaman kısmet olur
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
2/10
·254 syf.··
2025 95. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 14:13
Tüm roman boyunca kurgu olmadan bilinç akışı tekniğiyle bir türlü hangi karakterin konuştuğunu anlayamadığınız bir kitap. Beni pek açmıyor bilinç akışı tekniği. Romanın bazı yerlerinde karaktere iyi bir şekilde yedirilebilirse olur ama bu romandaki gibi kimin konuştuğu kimin başına ne geldiği anlaşılmayan kurgusu kopuk metafor dolu bu kitabı hiç sevmedim .
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
Beğendi
·
2018 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2018 13:58
Eğer Virginia Woolf okuyacaksınız, kesinlikle ilk okuyacağınız eseri 'Dalgalar' olmamalı. Çünkü gerçekten okunması zor bir eser. (En azından bana öyle geldi.) Önce 'Mrs.Dalloway' ve 'Deniz Feneri'ni okumuş olmama rağmen neredeyse yarıda bırakıyordum. İnatla "anlamasam da sonuna kadar okuyacağım" dedim ve bitirdim. İyi ki öyle yapmışım. İlk 100-120 sayfadan sonra eser beni içine aldı ve keyifle okudum. "Keyifle okudum" diyorum ama şu soru da aklıma takılmadı değil; acaba Virginia Woolf bu eseriyle okura ne vermek istedi ve ben bunun yüzde kaçını aldım? Okuyacaklara önerim; okurken dikkatinizi dağıtacak hiç bir şey olmamalı(örneğin telefonunuzu kapatın ya da yakınınızda olmasın) ve sessiz bir ortamda okuyun(gece herkes yattıktan sonra ya da sabah erken kalkarak okumak gibi)... İyi okumalar.
DalgalarVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20163,952 okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."