Hayatımı düşündükçe -yaşım buna müsaittir- daima kendimde seyirci haletiruhiyesinin hakim olduğunu gördüm. Başkalarının halini, tavırlarını görmek, onlar üzerinde düşünmek, bana kendi vaziyetimi daima unutturdu.
Kırmızı ışığı pas geçmiştim ki beni durduran öfkeli bir polis düdüğü sesi oldu.
“Ne oluyor!” diye parladı adam.
“Hiç,” dedim gülerek.” Hayat öyle güzel ki!”
Gerçek Fransız için bundan daha güzel “pardon” lafı olamazdı.
“Bas gaza öyleyse!”