Üç tür insanın gözüne bakmaktan rahatsız olduğumu fark ettim sonra: benden çok daha kötü olanlar, benden çok daha iyi olanlar ve her ikimizin de bildiği bir şeyi karşılıklı olarak birbirimize söylemeye cesaret edemediğimiz kişiler.
Ben ne zaman daha iyi ve daha doğruydum; insan aklının mutlak gücüne inandığım o zamanlar mı, yoksa gelişme gücünü yitirip insan aklının gücünden ve öneminden kuşkulandığım şimdi mi? Ve kendime olumlu bir yanıt veremiyordum.
Gençlik hayallerim de çocukluk ve ilkgençlik hayallerim gibi çocukça olduğu için beni kimse kınamasın. Çok ileri bir yaşa dek yaşamak nasip olursa, hikayem de yaşım kadar uzun sürerse yetmiş yaşında bir ihtiyar olarak şimdiki gibi aynı çocukça hayalleri kuracağımdan eminim.
"Bir an önce, hemen şu anda bambaşka bir insan olmalı, bambaşka bir yaşam sürmeye başlamalıyım."
Böyle dediğim halde uzun bir süre daha hayallere dalıp hiçbir şey yapmadan pencerenin önünde oturdum.