özge

özge
@ozge_sezer
“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku” Sabahattin Ali
Hacettepe Üniversitesi/Ayjet
199 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
9/10
·242 syf.··
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 22:04
Uzun bir aradan sonra bu kitapla yeniden başladım Sezgin Kaymaz okumaya. Nasıl da özlemişim… “Medet” öyküsünde tanıdık bir yüze, Hülya’ya rastlayıp mutlu oldum. Sezgin abimizle atışmaları, “pisss” demesi, hepsi yüzümde tatlı bir tebessüme dönüştü. Her ne kadar bu öykünün sonunda inceden bir ürpersem de birçok yerinde kahkahalara boğuldum. Bu mizahi dilini çok seviyorum Sezgin Kaymaz’ın. “Hayırlı Yolculuklar” da bir diğer tanıdık hikayeydi çünkü yine Sezgin abimizin lise yıllarına bir yolculuk yapıyorduk bu hikayeyle. Diğer kitaplarını okuyanlar bilir, çocukluk yıllarına ait çokça hikaye vardır ve her biri beni bolca güldürmüştür. İşte bu hikaye o yüzden tanıdık geldi bana. Sanki diğerlerinin devamı gibi. Diğer öykülerini de sevdim ama bu ikisi benim daha çok hoşuma gitti diyebilirim.
MedetSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 202012 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2021 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 02:25
Yazarı sosyal medyadan tanımıyordum, aksine bu kitapla tanıdım. Açıkçası sosyal medya annelerine karşı bir önyargım vardı. Ancak kendisinin bir çocuk gelişimci olmasını göz önüne alarak işime yarayacağını düşündüğümden okudum bu kitabı. Kitap Zara-Koray çifti ve bebekleri Koza üzerinden bir hikayeyle akademik bilgileri sohbet dilinde aktararak basit ve sade bir dille yazılmış. Bu konularda fazla okuma yaptıysanız “bunları biliyorum” hissine kapılabiliyorsunuz ama mesela ben emmeyi bıraktırma, tuvalet eğitimi, okula başlama gibi konularda henüz bir okuma yapmadığım için yeni bilgilerle karşılaşmış oldum. Özellikle yeni annelerin çevrelerinden sıklıkla eleştirel sözler duymaları ve aslında doğru olanın kendi annelik içgüdülerine güvenmek olduğunu da çok güzel bir şekilde anlatmış hikaye üzerinden. Okurken bunları yaşayan sadece ben değilmişim diyorsunuz. Benden de yeni annelere bir tavsiye; Korkmayın, o eleştirileri duymamazlıktan gelin sevgili anneler çünkü çocuğunuz için neyin iyi olacağını sizden başka kimse bilemez.
Korkma! İyi Bir AnnesinSaniye Bencik Kangal · Elma Yayınevi · 20172,344 okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2021 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 02:13
“Oyun oynamanın da sanatı mı olurmuş?” dediğinizi duyar gibiyim. Olurmuş. Çünkü oyun, konuşarak kendini ifade edemeyen çocuğun size derdini anlatmasının tek yolu. Bazen öfkesini, bazen sevincini, bazen kardeşine olan kıskançlığını, bazen korkularını, bazen travmalarını ancak bu yolla dile getirebiliyor çocuk. Hatta sadece bunları dile getirmekle kalmayıp bu gibi sorunlarının çözümüne de yine oyunlar aracılığıyla çare bulabiliyormuş. Bazen canlandırmalar yaparak, bazen çocuğa kendini güçlü hissettirerek, bazen bağlanmayı sağlayan oyunlar oynayarak, bazen çocuğun kendini yaşça geriye götürdüğü yani bebekçe oyunlarla, bazen saçma diyebileceğiniz tarzda oyunlarla çocukların sorunlarını atlatmasına yardımcı olacağımız anlatılıyor. Benim anladığım ise şu; çocuğu korkularından, endişelerinden uzaklaştırmak yerine onlarla yüzleştirmek gerekiyormuş. Örneğin; çocuğun doktor korkusu varsa doktorculuk oynamak, dişçiye gitmekten korkuyorsa dişçilik oynamak gerektiği gibi. Bunu biz yetişkinler de yapmıyor muyuz aslında? Bir sunum yapacaksak defalarca onun provasını yaparız, bir tiyatro oyunu oynayacaksak günlerce sanki sahnedeymiş ve karşımızda seyirciler varmış gibi prova yaparız. Bu da yetişkin hayattaki oyunlardan bazıları aslında. Korkularımızdan kaçmak yerine onları oyunlaştırıp prova etmek ve gerçekte karşılaştığımızda sıkıntı yaşamamak da oyun oynama sanatı bana kalırsa. Ebeveynlerin yalnız çocukları için değil, kendi yaşamlarına dair de bambaşka bir bakış açısı elde edebilecekleri bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çocuğum büyüdükçe buradaki çözüm önerilerine tekrar tekrar bakacak, çokça da faydalanacağım bu kitaptan.
Oyun Oynama SanatıAletha J. Solter · Doğan Kitap · 20191,454 okunma
Puan vermedi·632 syf.··
2021 38. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2021 02:26
Diğer kişisel gelişim kitaplarını okuduğunuzda olduğu gibi sizi gaza getirmiyor, aksine eksiklerinizi, yanlış düşünce tarzınızı görmenizi sağlıyor. Zaten kitabın türüne de kişisel gelişim değil, kendine yardım kitabı demek daha doğru olur. Dr. Burns’ün bahsettiği 10 adet bilişsel çarpıtma var ve ben bunların bir çoğunu farkında olmadan yapıyormuşum kendime. Yani aslında nasıl hissettiğimiz nasıl düşündüğümüzle çok alakalı ve yanlış düşünmek bize kendimizi kötü hissettiriyor. Bu bilişsel çarpıtmalardan isim olarak bahsedersek; -ya hep ya hiç düşüncesi, -aşırı genelleme, -zihinsel filtre, -olumluyu geçersiz kılmak, -sonuçlara atlama, -aşırı büyütme veya küçültme, -duygusal kararlar, - “-meli -malı”cümleleri, -etiketleme veya yanlış etiketleme, -kişiselleştirme Bu bilişsel çarpıtmalarımızı saptadıktan sonrası daha rahat. Bunlara karşı mantıksal cevaplar üretip yanlış düşüncelerimizi doğrularıyla değiştiriyoruz. Tabi bu yöntem haricinde başka yöntemler de mevcut duygudurumumuzu iyileştirmek için. Ama bana kalırsa en önemli tavsiye “yazmak”. Zihin öyle birşey ki aslında düşüncelerimizi bir şekilde çarpıtıp bizi yanlış düşüncelere sevk edebiliyor ama bir durup, düşünüp bunları yazmak ise bize bu yanlışlıkları bir bir gösteriyor ve aslında ne kadar yanlış düşünmüşüm diyebiliyoruz. Öylesine okuyup geçmemek, bu yukarıda da bahsedilen bilişsel çarpıtmaların farkına vardığımızda oturup düşünmek, bunlar üzerine kafa yormak, yazmak, yanlışlıklarını görmek daha faydalı olacaktır, eminim. Bunu henüz ben de başarabilmiş değilim ve bu kitabı okurken dahi çok fazla kötü hissettiğim ve duygudurumumu, bakış açımı değiştiremediğim zamanlar oldu. İlk etapta bunun farkına varmak bile bir adım atmak aslında. “Hangi zihinsel çarpıtmayı yapıyorum şu an?” diye kendine sorup buna bir cevap
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 202415,4bin okunma
9/10
·285 syf.··
2021 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 12:19
Kitabı kısaca özetlemek istesem “deniz kokan kitap” derdim herhalde. Şu an bu incelemeyi yazarken Fikret Kızılok’tan “Düşler” şarkısını dinleyip Ankara’da evimde oturmuş denizi kokluyorum; kapattım gözlerimi ve düşündüm ipekten bir deniz, pamuktan bir gökyüzü... Pandemi dolayısıyla yaşadığım şehirde bile rahat rahat dolaşamazken Mina Urgan sayesinde Bodrum’dan yola çıkıp Anadolu’nun çeşitli illerine, oradan Avrupa’ya; İngiltere, Fransa, İtalya’ya… Sovyet Rusya ve Doğu Bloğu ülkelerine, Los Angeles’a Meksika’ya, New York’a ve son olarak da San Francisco’ya gidip geldim. Yazarla birlikte bu bahsettiği yerleri gezerken sanki yanındaymışım da o da benimle sohbet ederek yaşadıklarını anlatıyormuş gibi hissettim. Hatta bir konudan bahsederken aklına bir anda başka bir konu gelip de araya onu da sıkıştırıp anlatması yok mu? Gerçekten de bir sohbetin içindeymişsin hissini veren asıl o bana kalırsa. Yaşarken tanısaydım dediğim insanlardan biri Mina Urgan. Keşke tanışmak için bu kadar geç kalmasaymışım. Ha! Bir de bu kitaptaki “sonsöz” beni derinden etkiledi. Yazdıktan bir yıl sonra vefat ettiği ve bunu da az çok tahmin ettiği için kendisi de bunun gerçek anlamda bir sonsöz olduğunu belirtmiş. İyi ki yazmış anılarını da, gezilerini de ve ölümünden bu kadar yıl sonra bile ilham oluyor bizlere.
Bir Dinozorun GezileriMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 20253,916 okunma
Reklam