Zira hakikatte veda yoktur...
Giden de kalan da bir zann'dan ibarettir.
Sen ayrılığı gördün;
Hakk ise sadece tecelliyi değiştirdi.
Bir suret çekildi gözünden, ama mânâ kalbinin derinliklerinde daha köklü yerleşti.
Hakiki vuslat,
Yakınlıkta değil fark ediştedir.
Ve hakiki vefa...
Bir varlığı tutmak değil,
Onda tecelli eden Hakk'ı unutmamaktır.
(Vefa sultan)
Güçlü olmak...
Hep söylenen ve yapmak zorunda olduğunuz empoze edilerek öğretilen! Ne korkunç bir kelime "öğretilen"...
Tüm sistem, aile, okul, çevre ve hep aynı cümle güçlü ol. Ama bir kez geliyorsunuz bu dünyaya, yalnızca bir kez. Ve evet hiçbiriniz bahşedilmiş, hayatın kilit noktalarını çözmenizi sağlayacak haritalara sahip olduğunuz bir deneyimle değil, tek başına, boş bir zihin ve berrak bir sayfa ile geliyor. Hiçlikle...
O zaman ne bu telaş? Kimse nasıl sınır koyulur, nasıl birey olunur, nasıl doğru olunur öğretmedi size. Her biriniz yolda öğrendiniz kendi doğrunuzu.
Şimdi anlıyorsunuz, yavaş yavaş ve sakince...
Hata yapmak da normladir. Hata yapmak da hayatın bir parçasıdır. Akış da doğaldır, hayatın parçasıdır!
Güç oldu söylemek değil mi... Benim için de yazması ve kabul etmesi olduğu gibi. Ama hayat bu, hayat okulu böyle bir yer. Her şey planladığınız gibi gitmeyebilir ama önemli olan gün sonunda hepsinin sizi siz yapan önemli unsurlar olduğunu bilerek uykuya gitmek, uyuyabilmektir. Sadece kucaklayın. Geçmişe dönüp baktığınızda keşke dediğiniz, planlayıp ölçüp biçtiğiniz ama kontrolden çıkmış olan her şeyi... Bugün onlar olduğu için siz siz oldunuz.
Ve unutmayın kendinize bu kadar yüklenmeyin, sizde ilk defa yaşıyorsunuz bu hayatı.
Beyin sisisinden uzak, sorgusuz, huzurlu bir zihinle kalmanız dileğiyle 💐
Neydi yaşamak tam olarak? Herkes amacını buldu mu? Ya da boşluğun sebebini biliyor mu? Kimileri bunu manevi boşluk olarak adlandırıyor kimileri ise depresyon. İsmini koymak size kalmış. Çoğu zaman sorgularız; hayatım nereye gidiyor? Ve itiraf etmeliyim ki hayatın bir yere gittiği yok gidenler veya akışta olanlar kişiler ve mekanlardır. Biz de bu değişimler doğrultusunda ve tavafuk çerçevesinde akışa eşlik ederiz. Ve en nihayetinde vâr olan konumlarımıza ulaşırız. Ulaşmak? Sizce doğru kelime bu mu? Bence hayır!
Bir yere ulaştığımız yok ve hayat boyunca da bir yere ulaşacağımızı düşünmüyorum. Çünkü yol gitmekle bitmez. Hep bir yerlere varmak için koşarız ama asla varamayız. İşte bu hakikat yoludur. Tüm olay da tam olarak budur. Kendi niyet ve çabalarımız ile şekillendirip, asıl aşka varmak için koşulan yollar...
İşte bütün hikâye bu. Varlığı doyurmak...
Bunun için bir çok yol var. Hangisini seçeceğiniz ise kalplerinize kalmış...
Sağlıkla kalın💐