Hayatta mücadele etmeden hiçbir şeyin sahibi olmamıştı, soyadının bile. Bunun için de mücadele etmesi gerekiyorsa iradesinin son damlasına kadar edecekti. Nedenine gelince… Nedeni zikredilemiz bir yasaktı.
Hayat buydu işte; kaybedenler takımında bir piyon olmak gibi, acımasızca yenik düşmekti. Binlerce defa haykırsan bile hiç sesinin çıkmayışı gibi çaresizlikti.
Duygu ne kadar güçlüyse, sihir o kadar güçlüdür.
Kitap, Bloom’un ailesinin evine zarar vermesiyle başlıyor. Kendini ailesinden uzak tutan Bloom’un karşısına bir gece bir kadın çıkıyor ve onu Alfea adında bir okula götürmesiyle devam ediyor. Orada kendisi gibi periler ve uzmanlarla tanışıyor, arkadaşlıklar kuruyor. Bloom, bazı gerçeklerle yüzleştiğinde bir karar vermek zorunda kalıyor ama bu karar onun için doğru mu yanlış mı olduğunu kitabın sonunda öğreniyoruz.
Diziyi izlediğimden beri kitabı açıkcası okumamak için elimden geleni yaptım ama ikinci sezon yayınlanmışken ve ilk sezonu hatırlamak için kitabı okumaya karar verdim. Kurgu bakımından çok güzel kesinlikle ama çoçukluğumda izlediğim çizgi filmlerden dolayı belkide karakterlerin eksik olması beni üzdü. Alışkın olduğum o karakterleri arıyor gözlerim kitapta. Aynı konuyu tanıdığımız karakterle okusaydık çok daha güzel olurdu benim gözümde.
Kitapta eleştirilecek pek bir şey yok açıkcası. Sade bir dille yazılmış. Fantastik kitap severler için çerezlik bir kitap.
Kaderini kendin çiz.
Kitapla alakalı eleştirebileceğim tek şey yapılan yazım hataları. O kadar fazlalar ki bazen dikkat dağılmasına bile sebebiyet veriyor. Onun dışında serinin ikinci kitabıda bomba gibi ilerliyor.
Kitabı okurken Alex’e çok sinirlendiğim yerler oldu bu da karekterin daha tam olgunlaşmamasından kaynaklı. Sayfalar ilerledikçe Alex’in yaşadığı olaylar onun birazda olsa büyümesine ve düşüncelerinin değişmesine neden oluyor. Kitapta sanırım tek her şeyi düşünen ve ona göre hareket eden karakterin Aiden olduğunu düşünüyorum. Ama bu kadar çok düşünmeside bazen sinir bozucu olabiliyor. Seth ise her yaşanılan olayda Alex’in yanında olsada bazen onun için ne düşünmeniz gerektiğini çözemiyorsunuz.
Başta yazdığım gibi yazım hataları dışında kitabın sade dili, konunun işleniş tarzı kitabı elinizden bırakamamanızı sağlıyor.