·
Okunma
·
Beğeni
·
1015
Gösterim
Adı:
Yoksun
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052006207
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınları
Serüven devam ediyor. İflah olmaz Romanovlardan sonra şimdi de Buzlar Kraliçesi’nin buzları eriyor.
Skandalların Buzlar Kraliçesi Josephine, eşsiz güzelliği ve dokunulmazlığıyla herkese tepeden baksa da yaşamının son beş yılını borçlu olduğu Arthur Kensing’in ölümüyle yeni bir başlangıcın eşiğine gelmişti. Hayatı bir defa daha tersyüz oluyordu ve o bunu başarabileceğinden emin değildi.
Josephine’in hayattan yorulduğunu görebilen tek kişi Marcus Valerian’dı ve o, kendi başlangıçlarında kendi şeytanlarıyla hesaplaşmak zorundaydı. Yüzünde taşıdığı yaraların çok daha derinlerini kalbinde taşıyordu Marcus. O kalbe dokunabilen tek el ise Buzlar Kraliçesi’ne aitti.
Aralarında ki çekim zaman ve mekan tanımadığında, yepyeni skandallar gizli düşmanlarının işini kolaylaştıracak mıydı, yoksa artık saklı olanların açığa çıkma zamanı gelmiş miydi?
Sorular cevaplarını bulup, taşlar yerine otururken, hesapta olmayan aşk mevzu olduğunda bilinmeyen bir gerçek vardı: Aşkta asla iki artı iki dört etmezdi.
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
496 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Josephine, babası öldükten sonra annesi ile yaşamaktadır. Annesi kızı ile ilgilenmekten çok sevgilisi ile ilgileniyordu. Josephine, 18. yaş gününden sonra bir iftiraya uğrar ve annesi tarafından evden sokağa atılır. Josephine, yıkılır ne kadar uğraşsa da annesini ikna edemez, kendine inandıramaz. Ne yapacağım di,ye düşünürken karşısına Arthur çıkar. Yaşlı adam onunla evlenir , Arthur hastadır pek uzun süre hayatta kalamaz. Josephine, aradan geçen bir kaç yıl sonra yine evsiz kalmıştır. Çünkü üvey oğlu Onu evden mahkeme kararı ile attırır.
Josephine, Arthur'un cenazesine gider ama üvey oğlu rahat durmaz ve Ona cenaze de cinsel tacizde bulunur ve bu olayı Marcus görür ve Josephine'i kurtarır gidecek yeri olmadığı için Onu çiftliğine götürür. Marcus uzun zamandan beri Josephine'den etkilenmektedir şimdi bir arada olmaları ateş ile barut misalidir. Josephine, de bir kaç yıl önce bir balo da Marcus'u gördüğünden beri beğenmektedir. İnsanlar Josephine hakkında kötü konuşmaktadırlar. Üvey babasının iftirasından sonra çok kötü günler geçirmiştir. Şimdi Marcus vardır ve ansızın hayatına girivermiştir.
İyi okumalar..
496 syf.
·3 günde·9/10
Öncelikle serinin ilk iki kitabini okumadan direk okuduğum için acabalarim oldu. Ama öyle güzel geçişler vardı ki hiç yormadan akip gitti kitabım. Ilk kitap yeniden basılıyor müjdesi ayrı bir mutluluk oldu aslında.
Buzlar Kraliçemiz babasının vefatı sonrası kendisini yapayalnız bir halde sokaklarda bulur. Arthur ile evliliği de bir sure sonra Arthur Kensing' ın ölümüyle son bulur. Artık işler içinden çıkılmaz derecede zor bir hale gelmiştir. Kocasının bile cenazesine gizlice gitmesine rağmen Fane onu görüp yeni bir skandal çıkarmak ister. Asıl amacı babasından kalanları Josephine yar etmemektir aslında.
Tüm zorluklarını içinde kopan tüm fırtınaları ise sadece Marcus Valerian görmektedir.
Buzlar Kraliçesini ateşiyle bakalim nasıl eritecek Marcus.
496 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Şubat ayını da “Yoksun” ile kapatmış bulunmaktayım. Hissiz ve Maske kitaplarından sonra Yoksun’u uzun bir zamandır bekliyordum. En çok merak ettiğim Marcus ile Josephine’in hikayesini konu alıyor. Josephine, babasının ölümüyle hayatı altüst oluyor. Ve yaşlı kocasının ölümüyle dul kal Josephine’i yaşadıkları hayata karşı duygusuz olmaya itiyor. Tabi sürekli karşısına çıkan Marcus’a kadar. Aslında ikisinin de geçmiş yaralarla kaplı ve ikisi de farkında olarak ya da olmayarak birbirlerinin ilacı. Aralarındaki tutkuyu ne kadar kabul etmeseler de sonunda kayıtsız kalamamalarını okumak, birbiriyle çekişmelerini okumak keyifliydi. Tabi kitapta Alexander ve Heaven çifti ile Adrian ve Jasmine çiftinden de haberler alıyoruz bu arada. Severek okuduğum bir kitap oldu.
496 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Romantizm bana göre değil gerçekten I am odun ama konusu ilgimi çekenleri okuyorum. Daha doğrusu boş romantizm bana göre değil. YOKSUN da boş olmayan romantik hikayelerde biri.

Skandallar kraliçesi Josephine için (umarım ismi doğru yazdım) yaşlı kocası ölünce zincirleme skandalların içine düşmesi kaçınılmazdı. Tüm dedikodulara ve iftiralara, hatta zorbalara karşı dik durmalı, Buzlar Kraliçesi ünvanın hakkını vermeliydi. Ama işler umduğu gibi gitmedi. Cenaze günü yeni bir skandalın kucağına düştü. Marcus Valerian...
.
Yeti kılıklı adama karşı karşıkonulamaz bir çekim hissettiğinde, aşkın pençesinden kurtuluşu olmadığını biliyordu.
.
İki yaralı insan, geçmişleriyle hesaplaşıp yeni başlangıçlara adım atabilecekler miydi?
(Dırım dırım az sonra..)

Josephine çok güçlü bir kadın. Üvey baba tacizine, annesi tarafından sokağa atılmaya, yaşlı bir adamla evlenip yakasınından düşmeyen skandallara karşı dimdik durabilen bir kadın... Gerçekten kararlılığını, kendiyle savaşını ve aşka yenik düşüşünü gıptayla okudum.
.
Ayrıca hikayede yetişkin içerikli bölümler mevcuttur. Uyarmadı demeyin
496 syf.
Güzel bir seriydi. Josefine &Marcus un hikayesi. Severek okudum insanların hiçbir zaman göründükleri gibi olmadıklarının kanıtı. Görünmez duvarlar ardına sakladiklari şeyler mutlaka vardir. Buzlar kralicesi de bu duvarların arkasına saklanarak kendini korumaya çalışmış ama sevginin tutkunun o duvarların varlığını çözmesi ve tamamen yikmasi iki kelimeyi duymasiyla mümkün olur. ( Seni Seviyorum ne kadar güzel bir kelimedir ki susuz çölleri astirir, engin dağları aşıtirir ) işte o zaman gerçek mutluluk ve aileye kavuşur Marcus ve Josafine mız. İşte sevgiyi göstermek/görmek kadar söylemenin/duymanın da ne kadar önemli olduğu bir gerçek.
496 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Yoksun bir serinin üçüncü kitabı. Serinin ilk kitabı Hissiz'i seneler evvel okumaya başlamış fakat sevmediğim için yarım bırakmıştım. Yoksun'a başlarken de çok büyük beklentim yoktu ama kitap beni epey ters köşe yaptı.

Josephine'nin kocasının ölmesiyle başlıyor kitap. Kocası, Josephine'den epey yaşlı olduğu için, herkes Josephine'nin para avcısı biri olduğunu düşünüyor. Marcus'da herkes gibi düşünmek istiyor ama Josephine ile bir arada oldukça, aslında Josephine'nin bambaşka biri olduğunu anlıyor. Aralarında karşı koyamadıkları bir çekim de olunca olaylar gelişiyor.

Josephine karakterini çok sevdim. Yaşadıklarına rağmen bu gururlu ve dik duruşuna bayıldım. Güçlü kadın karakterleri zaten çok severim. Öyle olunca Josephine'i sevmemem mümkün olmadı. Hatta kitabın sonlarına doğru yaptıklarına bile kızmam gerekirken tam tersine Josephine'e hak verdim.

Tüm sert ve öfkeli tavırlarına rağmen Marcus'u da çok sevdim. Yaralı yüzü ve hüzünlü geçmişi beni çok etkiledi. Josephine'e yaklaşımı, ikilinin ilişkisi, yaşadıkları şeyleri okumak çok güzeldi.

Bence kitap yetişkin kategorisinde çok başarılı. Zira tüm o yakınlaşma sahneleri bile mükemmel yazılmış. Hiç rahatsız olmadan, çok beğenerek okudum. Yoksun'u yetişkin kategorisinde kitap okumayı seven herkese öneriyorum. Keyifli okumalar.
Adı bilinmeyen bir müzisyenin yorgun notaları gibiydi hayat. Uzuyor, anlamsızca dramatikleşiyor ama bitmek bilmiyordu.
“Arabaya bin!”
“Senin saçma hakaretlerini dinlemek için mi? Benim arabam var sağ ol.” Yalan! O hurda volkswagen’ine bile geçici de olsa el konulmuştu. Elinde olan tek şey Romanov Holding ve Valerian Şirketler Grubu’nun ortak iştiraki olan şarap ve kozmetik işinin hisseleriydi. Bir tek onlara el konulmamıştı.
“Ah! Tabi nasıl unuturum! Altından ayaklarını çıkartıp asfaltta yürüyerek ilerlediğin o külüstür... Söylesene onun hala trafikte olması yasal mı? Bin şu arabaya.”
Josephine, tam inatla itiraz edecekti ki ardı ardına belli bir mesafeden üzerlerine doğru patlayan flaşlar eşliğinde Marcus onu açtığı kapıdan içeri itti.
“Kıpırdama.”
“Tanrı’m! Tanrı’m, sen ne yaptığını sanıyorsun?”
“Tanrı değil ben, seni külüstür arabanla gazetecilerin önüne yem etmeyen şövalyen! Kapa çeneni de otur içeride.”
"Göreceğiz bakalım Buzlar Kraliçesi, azalan benim cazibem mi senin bu tepeden bakan gururun mu olacak!"
Şimdi bir de yenisi vardı, hiç düşünmek istemediği ama sinsi bir düşman gibi damarlarına yayılan... Bu hissin adı onun için Marcus'tu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yoksun
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052006207
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınları
Serüven devam ediyor. İflah olmaz Romanovlardan sonra şimdi de Buzlar Kraliçesi’nin buzları eriyor.
Skandalların Buzlar Kraliçesi Josephine, eşsiz güzelliği ve dokunulmazlığıyla herkese tepeden baksa da yaşamının son beş yılını borçlu olduğu Arthur Kensing’in ölümüyle yeni bir başlangıcın eşiğine gelmişti. Hayatı bir defa daha tersyüz oluyordu ve o bunu başarabileceğinden emin değildi.
Josephine’in hayattan yorulduğunu görebilen tek kişi Marcus Valerian’dı ve o, kendi başlangıçlarında kendi şeytanlarıyla hesaplaşmak zorundaydı. Yüzünde taşıdığı yaraların çok daha derinlerini kalbinde taşıyordu Marcus. O kalbe dokunabilen tek el ise Buzlar Kraliçesi’ne aitti.
Aralarında ki çekim zaman ve mekan tanımadığında, yepyeni skandallar gizli düşmanlarının işini kolaylaştıracak mıydı, yoksa artık saklı olanların açığa çıkma zamanı gelmiş miydi?
Sorular cevaplarını bulup, taşlar yerine otururken, hesapta olmayan aşk mevzu olduğunda bilinmeyen bir gerçek vardı: Aşkta asla iki artı iki dört etmezdi.
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Zangtinghi
  • Maggie
  • Hatice KAPLAN
  • Tuba özaydın
  • Fobc
  • melinda gordon
  • Nagihan Arslan
  • Elif Köse
  • Edanur
  • Zlh

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.3 (5)
9
%21.1 (4)
8
%36.8 (7)
7
%10.5 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%5.3 (1)