·
Okunma
·
Beğeni
·
1.895
Gösterim
Adı:
Frezya
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059724135
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Postiga Yayınları
Baskılar:
Frezya
Frezya
"Bir varmış bir yokmuş, diye başlardı ya masallar; işte benimki de, olsa olsa hep yokmuş hiç varmıştı.

Neyin hayaliydi kurduğum?

Neyin cesareti, cüreti? Hiç yokmuş bir hayatın, hüzünlü umut kırıntısıydım ben, onu da kuşlar gagalamıştı..."

Kesişen yollar, önyargılar ve tehlikeli planlar arasında doğan, kalbimizdeki en masum aşk; FREZYA
440 syf.
·9/10 puan
Lemariz Müjde Albayrak’ın kalemini seviyorum. Yalın ve akıcı olduğu kadar hayat her ne kadar kötüye giderse gitsin umut hep var dedirtiyor insana.

Kitaptaki karakterlerle öyle bütünleşiyor ki insan; onların yaşadığı her acı sizin de acınız oluyor ister istemez. Çoğu yerde ağladığımı bilirim. O aşkın çaresizliği ve umudun içinde olan umutsuzluğu anlatışı... Hayatları kesişen iki farklı insanın aşk hikayesi. Gelgelelim karakterlere;

Hacer; kimsesizler yurdunda istismara uğramış, can hıraş hayatını kurtarmaya çalışan güçlü bir kadın. Bir yerden sonra kendi hayatının kurallarını kendisi koymuş, dik duruşu, kendisini daha fazla ezdirmemek için herkesle gerekirse kavga etmeyi düşünmesi onun ne kadar canının yandığının bir göstergesi aslında.

Gelelim Timur Efendiye, ben sizi her ne kadar çözemesem de böyle güzel seven adamları okudukça gerçek hayatta böyle bir adamın olmadığını daha çok düşünmeye başladım. Adam başta oldukça katı kuralları olan, belli sınırları olan bir adamken aşk böceğine dönüşüverdi. Yok böyle bir romantik adam... Bir serası var sadece kendisi girebiliyor o seraya. Seranın içersinde birçok çiçek varken değerli olan yalnız bir çiçek var. Frezya... Çiçeğin anlamı: suçsuzluk.

Kitap boyunca Hacer’in bir Frezya olduğunu anlatıyor bize yazar. Ki öyle. Okuduğunuzda sizi sarıp sarmalayacak bir aşk romanı. Beğeneceğinizden eminim. :)
Kitabı wattpad zamanında yarım bırakmıştım şimdi de bırakıyorum. Neden mi? Çünkü yazarın dili beni boğuyor. Kadın uzattıkça uzattı sakız gibi. Cansu' ya acımamızı o kadar istiyor ki karakterden bir yerden sonra nefret ettim.Dozunda bıraksa belki üzüleceğim ama nafile:(
Ben bu kitabı hiç de önermiyorum, yazarın ağdalı ve uzayan kalemiyle bu hikaye okunacak gibi değil.
440 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yazar akıcı bir kurguyla, o tiksinerek baktığımız dünyada yaşayan insanların ne kadar acınası bir hayat yaşadığını anlatıyor. O kişi ben de olabilirdim dedirtip, haline şükrediyor insan. Kitap dediğin her zaman, yakışıklı zengin erkeklerle mükemmel kızlar arasında geçmez. Lemariz Müjde Albayrak bu karakterlerle bizi yaşadığımız dünyanın pembe kısmını değil siyah kısmını gösteriyor. Gerçek dünya bu diyor!
440 syf.
·Beğendi·6/10 puan
#KitapYorumu
#LemarizMüjde
#Frezya
#SayfaSayisi439
Kitaplıgimda okumamı bekleyen kitaplar arasında ve sonunda okuyup yorumlayabildim
Kitabın baş kahramanı Cansu bebekken çöplüğe atılan kimsesiz , yetimhanede büyümüş ve hayallerini gerçekleştirmek için pavyonda şarkı söyleyen namı değer pavyon bulbuludur.Timur ise mafyavari ama daha çok yaptığı iyiliklerle tanıdığımız bir insandır.Bu insanın evinde bulunan serada yetistirdigi birbirinden güzel çiçekleri ve bu çiçeklerin derin anlamları vardır.Kitapta az kisiden bahsedilmis aşklarda birbiri etrafında dönüyor isim hafizasi olmayanlar icin zihni fazla yormamasi acisindan anlasilmasi kolay ve Turk sineması tadinda yazilmis bir kitap .
Akıcı bir anlatımı olması sebebiyle tavsiye etmekte sakınca görmedim .Kitapla kalın Sevgiler
440 syf.
·1 günde·8/10 puan
Adı gibi güzel bir romandı. Yazar kelimelerine duygusallığını ve hislerini öyle güzel harmanlamış ki okuruna da aynı duygusallık ve empatiyle okumasını sağlamış. Umuda dair , güvenmeye dair, kız çocuklarının ufak yaşta istismarına dair romantik , ümit dolu keyifle ve aynı zamanda hüzünle okunan hoş bir kitap.
440 syf.
İnsanın hayatında her ne kadar kötü olaylara maruz kalsa da eninde sonun da mutluluğa kavuşabileceğini en güzel şekilde anlatan bir roman :)...
440 syf.
·8 günde·Beğendi
Lemariz Müjde Albayrak kalemi çok güzeldi. Yalın ve akıcı. Hiç sıkılmadan bitirdiğim bir kitap oldu. Cansu gerçek adıyla Hacer annesi tarafından bebekken terk edilen acıların pavyon bülbülü. Timur ise Hacer'in yolları Timur'un karanlık işleri yüzünden kesişiyor.. Ama işler hiç sandığı gibi gitmeyecek. Duygudan duyguya atlayan bir kitaptı. Yüksek sesle güldüğüm nadir kitaplardan biri. Hacer'in ağzından aktarılan düşüncelerle ise içim burkuldu. Bence duygusal-aşk kitaplarını sevenlerin kaçırmaması gereken bir hikaye.
440 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitaptaki karakterlerle bütünleştim sanki. Çoğu yerde ağlamama neden oldu. O aşkın çaresizliği ve umudun bile içinde gizli olan umutsuzluk. Böyle bir aşk hikayesi okumak isteyen varsa kesinlikle ruhuna dokunacaktır.
440 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Hayatın acisiyla tatlısıyla nasıl yaşanacağını öğrenen iki yaralı insanın mutluluğa kavuşmalarıni daha güzel nasıl anlatılabilirdi bilmiyorum. Çok samimi ve sıcak bir hikaye....
440 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Annesi tarafından bir çöp kutusuna atılmış bir bebek, yetimhanede büyümüş hayallerinle peşinden gitmeye kalktığında ise hayalleri başına yıkılmış...
Ve sakince hayatının bitmesini beklerken herşey den ümidini kesmişken.. Frezyalara fısıldayan adam çıkıyor karşısına (: ve olaylar gelişiyor..
Çok sürükleyici okurken sayfaları nasıl geçtiğimi anlamadım resmen.. Hem ağlatırken hem gülümsetiyor hatta bazı yerlerde kahkahalar atmış bile olabilirim.. Hacer'in iç sesi beni bitirdi jdjdh
Okuyun arkadaşlar beğendim, öyle her kitabı beğenmem ben
440 syf.
·8/10 puan
Frezya güzel ve farklı kurguya sahip bir kitap, Hacer yetiştirme yurdunda tecavüze uğramış ve ardından başka adamlara satılmış bir kadın, sonrasında birazda olsa kendini bu hayattan soyutlamayı başarmış, biraz diyorum zira artık bir pavyonda şarkıcılık yapıyor,hiç kimse ona dokunmaya cesaret edemiyor,bir yerden sonra kendi hayatının kurallarını kendisi koymuş,tabi bunda dik duruşu,güçlü oluşu ve kendisini daha fazla ezdirmemek için herkesle çatışmayı göze almış olması güçlü bir etken..

Gelelim erkek karakter Timur efendiye, ben bu adamı tam olarak çözemedim, güçlü bir adam, tüm şehir önünde boyun eğiyor desek yerinde olur, mafyamıdır değilmidir belli değil, zira bir konuşmada olmadıkları gibi bir kaç cümle geçiyor, aslında tanınmış bir iş adamı otelleri ve tatil köyü projeleri falan bulunuyor, yaşadığı evde sadece kendisinin girebildiği bir serası var, orada frezya'lar dahil bir sürü çiçek yetiştiriyor hepsinin ayrı bir anlamı var onun için, evinde yaşayan ve aile dediği insanlar, Hikmet Teyze adında yaşlı bir kadın,kardeşten öte gördüğü ve sağ kolu durumunda olan Falaz adında genç bir adam ve Beste adında öz olmasa da kız kardeş konumunda buluna bir kızımız..

Timur'un Hacer'i hayatına dahil etmesindeki en büyük etken onun kimsesiz ve çok güzel bir kadın olması ve dolayısıyla içinde bulunduğu konum, onu düşmanına karşı kulanacak,aslında hesapta düşmanının yatağına sokacak ve karşılığında öğrenmesi gereken çok önemli bilgileri alacak,ama sonrasında ona aşık olmasıyla evdeki hesap çarşıya uymuyor...

Hacer'in neden o evde bulunduğu gerçeğini öğrendikten sonra bile adama karşı tereyağı gibi erimesi beni sinirlendirdi,adam senin ne olduğunu bile bile hayatına soktu ama ilk başlarda her hakaretiyle yerini hatırlatmayı da ihmal etmedi, ve sen onca hakarete ilk başta yediğin dayağa ve başka bir adamın yatağına sokma planlarına rağmen Timur karşısında eriyip bittin, gücü gözünü kamaştırdı,oysa ben kendisi ile ilgili planları öğrendiği andan itibaren karşımda daha dişli bir kadın beklerdim sonuçta bu hayatta kaybedecek bir şeyin yok bari daha bir sert olsaydın burnundan getirseydin :)

Timur kaba saba bir adam,kendi kuralları ve çiğnenmemesi gereken kanunları var, ayrıca kitapta argo yani küfürlü konuşmalar mevcut, fakat gelin görün ki hikayenin bir yarısından sonra bildiğimiz odun Timur birden aşk böceğine döndü, kızın geçmişinde ona acılar yaşatanlardan intikam almaya başladı,duygusal, romantik ve sürekli benimsin, bana aitsin diyen sahiplenici bir adama evrimleşti :)

Frezya yazarın okuduğum üçüncü kitabıydı, kalemini çok seviyorum keza bu kitabı da çok güzel akıcı bir şekilde okunuyor,ama dürüst olmam gerekirse karakterlere pek ısınamadım, yani diğer kitapların karakterlerine bayılmıştım :) birde kitapta eksik olan kısımlar vardı mesela Timur'un hayatıyla ilgili çok fazla detay verilmemiş bir iş adamı ve ülkenin doğu sınırında bir takım işlere bulaşmış ama hepsi o kadar ayrıca Beste ve Falaz'ın büyük bombası da yarım kaldı :)
440 syf.
·4 günde·Puan vermedi
#okudumbitti

Hikayemiz Hacer yani Cansu Parlayan ile Timur Demirsoy arasında geçiyor.

Hacer daha doğmadan hayatin sillesini yemiş,yetimhane de büyümüz bir kızdır. 16 yaşında yetimhaneden kaçar. Tek hedefi ses sanatçısı olmakdır. Ama hayat ona burada da adil davranmamıştır. Ve aldığı yaradan sonra Hacer'i gömüp Cansu Parlayan'ı hayatına sokmuştur.
Timur Hacer'i pavyondan satın alır. Onu bir iş için kullanmak ister ama bilmediği planlar tepetaklak olacağıydı. Yavaş yavaş birbirlerine çekiliyorlardı.
Acaba neler yaşadılar?
Neden Cansu yani Hacer Timur'un evinde ne arıyordu?
Falaz ilk başta neden Hacer'den nefret ediyordu.
“ Daha doğrusu, insan nasıl olur da hep üşürdü? Yazın kavurucu sıcağında bile, acıyan bir bakışın soğuğunda üşünür müydü? Ya da alay eden bir sesin soğukluğunda? Üşünürdü tabii... Hem de nasıl üşünürdü. “
Lemariz Müjde Albayrak
Sayfa 25 - Postiga Yayınları
“ Her doğum bir umuttu, her ölüm de bir hayal kırıklığı. Yaşam ise başlı başına bir yaraydı, kanayan... “
Lemariz Müjde Albayrak
Sayfa 199 - Postiga Yayınları
“ Ağlıyordum. Neye, kime ve ne için ağladığımı bilmeden ağlıyordum. Yılların birikmişliğine, taşlaşan kalplere, nasır tutan ruhuma ağlıyordum. “
Lemariz Müjde Albayrak
Sayfa 19 - Postiga Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Frezya
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059724135
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Postiga Yayınları
Baskılar:
Frezya
Frezya
"Bir varmış bir yokmuş, diye başlardı ya masallar; işte benimki de, olsa olsa hep yokmuş hiç varmıştı.

Neyin hayaliydi kurduğum?

Neyin cesareti, cüreti? Hiç yokmuş bir hayatın, hüzünlü umut kırıntısıydım ben, onu da kuşlar gagalamıştı..."

Kesişen yollar, önyargılar ve tehlikeli planlar arasında doğan, kalbimizdeki en masum aşk; FREZYA

Kitabı okuyanlar 136 okur

  • songül yalniz
  • Emine bayburt
  • adem aras
  • Buse Karakaş
  • Feyza Kaplan
  • Derya Özcan
  • Ece K.
  • Hayriye Dev
  • Ayşe
  • Büşra A

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.1
25-34 Yaş
%43.5
35-44 Yaş
%21.7
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.1 (13)
9
%24.1 (13)
8
%20.4 (11)
7
%20.4 (11)
6
%7.4 (4)
5
%1.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%1.9 (1)
1
%0