Zaten bu münasebet daha ne kadar devam edebilirdi? Düşüşe doğru ilk adımla başlayan manevi çöküşün iki kalp arasındaki bağları da günden güne gererek onları yavaş yavaş birbirlerinden uzaklaştıracağına şüphe yoktu. Ve nihayet, gevşemenin son noktasına varan bu bağlar tabiatıyla çözülür ve artık mukavemeti kalmayan teller, bir gün birdenbire kopuverirdi.
Aşk… Bu öyle bir kuvvetti ki bütün diğer kuvvetler, onun elinde adi bir oyuncak olmaktan kurtulamaz; insanlığın bütün kanunları bile onun önünde hükümsüz kalırdı. Ve bu, insanlar için hayatta en büyük bir teselliydi.