Türk Romanının Sorunu kişiliktir. İnsanımızın kişilik kazanma savaşının önemini henüz kavramamış olmasıdır. Kendisiyle hesaplaşma diye bir kavramın varlığından habersiz oluşundandır.
Biliyor musunuz, bazı geleneklerimizi ihmal etmekle ne tamir edilmez felaketler karşısında kalıyoruz. Mesela şu ölümle bir arada yaşama geleneğimizi unuttuğumuz dehşet verici neticelerle karşılaşıyoruz.
Anlamıyorum. Oyun nerde bitiyor anlamıyorum. Neden ölümün bize bu kadar yaklaşmasına izin verdik anlamıyorum. Tedbirlerimizi almalıydık. Onun bizi böyle habersiz yakalamasını önlemeliydik. Bu hepimize bir ihtardır. Bahçeye neden bakıyorum biliyor musunuz? Ölümü seyrediyorum.