Engizisyonun emriyle idam edilen Friulili değirmenci Menocchio takma isimli Domenico Scandella’nın okuma hırsı, yanlış bulduğu şeyleri dile getirme konusunda kendine engel olamayan cesur yönü okuyucuyu hayran bırakacak cinsten.
Kitaptaki tanıma uygun olarak “tek taraflı ve keyifli okuma biçimine sahip” ve bu yönü kendiyle çeliştiği durumlarda engizisyoncuların uyarısı sonucu yeni bir yorumlama getirdiği her düşüncesinde hemen hemen karşımıza çıkıyor.
Menocchio, zihinsel evrenini okuduğu kitaplarla genişleten fakir bir köylü olmasına rağmen yaratılış ile din, insanlık, evren hakkında sonsuz yorumlamalarda bulunabilecek bir yeterliliğe sahip.
Bir değirmencinin, Hz.İsa’nın tanrının oğlu olmadığını öyle olsa çarmıha gerilmekten kurtulacağına, tanrıdan büyük bir kutsal haşmetlinin olduğuna, tanrının bir peynirin içinden çıkan kurt gibi olduğu ve diğer kurtlara hükmettiğine, tanrının bir nefesten ibaret olduğuna, ruhun ölüp tinin kaldığına, peynirin içinden çıkan kurt olan tanrının hava, İsa’nın toprak, kutsal ruhun su, büyük haşmetli olarak ifade ettiği tanrının ise ateş olup her yerde olduğuna dair yorumlamaları, tanrının bir mimarın tek başına bir evi yapabileceği gibi ama yardım alırsa daha kısa sürede bitireceği benzetmesiyle meleklerine dünyayı oluşturma işini verdiğine ve kötü ruhların ölümlü olduğuna varan çeşitli, bazen de birbiri ile çelişen düşünceleri kısıtlı imkânlarla yıllarca okuduğu kitapların her birinden kendi mantığının kendi evreninin kabul ettiği hususlarda yararlanmış olması bir başka ilginç özelliğidir.
Menocchio’nun görüşlerinin Kuran’dan da etkilendiği kesin olmasa da görüşlerinin uyumluluğu şaşırtıcıdır. Bu yüzden kısıtlı imkânları dâhilinde de olsa Kuran’ı da okuduğu kanısına varıyorsunuz.
16. yüzyılda düşünce, din, mezhep özgürlüğünün olmadığı