Çocukluğumda kendimi neşeli ya da karamsar çeşitli insanların, arılar gibi tecrübelerinin ve hayat görüşlerinin balını getirdikleri bir kovana benzetirdim; her biri elinden geldiğince ruhumu zenginleştirirdi. Çoğunlukla bu bal saf ve tatlı olmazdı ama ne önemi vardı bunun ? Ne de olsa yine baldır !
Onu tanımadan önce sanki karanlıklarda uyuyordum fakat o ortaya çıktı, beni uyandırdı ve ışığa doğru yöneltti. Etrafımı çevreleyen her şeyi sonsuz bir iple birbirine bağladı sonra onları rengarenk bir dantel gibi ördü ve hemen can yoldaşım, yüreğimin en yakın, en anlayışlı, en sevgili dostu oldu. Dünyaya karşı beslediği karşılıksız sevgi beni büyüledi, zorlu günlerimde bana güç kaynağı oldu.