Başlıca ve gerçekten önem taşıyan değişim, yazı dilinin konuşma diline yakınlaştırılması olmuştur. Bütün ülkelerde, konuşma diliyle yazı dili arasında belli bir farklılık olur. Kimi yapı, kimi üslup, kimi de belli bir ölçüde dilbilgisi ve kelime bakımından farklılık gösterir. Osmanlı Türkiyesi'nde bu ikisi iki farklı dildi. Eğitimsiz bir insan, kendisine yüksek sesle okunsa bile, normal bir yazılı metni anlamayı bekleyemezdi. Yeni Türkiye'de bu uçurum kapandı. Kitap, gazete ve resmî belgelerde kullanılan dil konuşma diliyle aynıydı veya en azından Batı ülkelerinde normal görülenden daha farklı değildi.