Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Bu karamsar beyinden bir kahkaha çıkmayacağı için, artık ben gülmüyorum, sinirlerim gülüyor. Hepsi bağımsızlığını kazandı albayım.
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üstünde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.
Bilinçaltımda pek bir şey kalmadı albayım, ne var ne yok hepsi tükendi. Aslında dış yaşantılarım çok fakir olduğu için, herkesin büyük bir titizlikle sakladığı bilinçaltı zenginliklerimi açıkça ve utanmazca kullanarak bitirdim. Ben bugüne kadar hiçbir ıstırabımı bilinçaltına itmeyi başaramadım. Bu yüzden çok boş kaldı orası.
"İnsanları tanımıyorsun Hikmet oğlum." Hikmet uzandığı yerde, gözleri kapalı, albayın sözünü kesti: "Daha önce hiç karşılaşmadım da bu ülkede, ondan albayım. Siz arada bana gösterseniz..."