Kuşkusuz hepimizin bize uygun bir sanatı, sadece fışkıracak bir çatlak arayan ama henüz ifade etmeyi denemediğimiz bir çeşit yaratıcılığı var. Tıpkı kuşlar gibi, hepimiz dünyanın güzelliğine katkıda bulunabiliriz.
Sanatçı olmak, öncelikle çevremizi saran şeylere keskin gözle bakmayı, yaprakların hareketini ya da bulutların seyrinin şiirini takip etmeyi bilmek, sonra da bunların sağladığı tüm güzelliği ve hisleri yeniden kaydetmeyi başarmaktır.
Bazı kişiler, buz kesen kış aylarında uyumak için kalbini durdurabilen orman kurbağasına benzer. Hüsrana uğrayan bir aşkın ardından sevmeyi bırakır, yeniden acı çekme korkusuyla artık bağlanmak istemezler. Oysa kuşların kalbi, asla atmaktan vazgeçmez.