Kuşkusuz hepimizin bize uygun bir sanatı, sadece fışkıracak bir çatlak arayan ama henüz ifade etmeyi denemediğimiz bir çeşit yaratıcılığı var. Tıpkı kuşlar gibi, hepimiz dünyanın güzelliğine katkıda bulunabiliriz.
Hayır, insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakmıyordu. Belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. Sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayrılıyordu. “Biz mi gidiyoruz, onlar mı?..” Sual buydu…
Her cins hadise bir başka türlüsünü davet eder. Demek ki sade ızdıraplarımız, üzüntülerimiz değil, tesellileri, mukavemet çareleri de miraslarımız arasında.