Araştırmalar, devamlı “zeki” olduğu söylenen çocukların zorlukları egolarına bir tehdit olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Başarısızlığa uğrama korkularından dolayı karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmaya çalışmak yerine durumu baştan reddetmekte, konuyla ilgili aksiyon almamakta ve çaba göstermemektedirler. Bu şekilde, çabaları değil de yetenekleri takdir edilmiş çocuklar zorluklarla karşılaştıklarında durumu baştan kabullenip harekete geçmezken, çabası takdir edilen çocukların ne kadar zor olursa olsun çaba gösterdiği, bu nedenle de başarma olasılıklarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir.
Mesela “cee oyunu” bebeği duygusal olarak besleyen bir oyundur. Bebek bu oyunu oynarken annesinin gözle görünmediği zamanlarda da varlığını sürdürdüğünü öğrenir. Böylece annesi dışarı çıktığı zamanlarda geri döneceği konusunda kendini güvende hisseder. Bununla birlikte, bu oyun genel olarak nesnelerin görüş alanında olmadığında da varlıklarını sürdürebilecekleri algısını geliştirir. Bu yüzden, “cee oyunu” bebeğn zihinsel gelişiminde de önemli rol oynamaktadır.
Çok iyi araştırılmış ve derlenmiş bir kitap. Her ebeveynin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Sadece uykudan bahsetmiyor, bizlere bir bebeğin bakış açısını kazandırıyor. Yazarı tebrik ediyorum. Kapanışını Rakel Dink’in “Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim” sözüyle bitirmesi çok yerinde olmuş. Topluma böyle geniş pencereden bakabilen aydın insanların sayılarının artması dileğiyle..