…
"Demek istedigim bunun kronik bir durum oldugu. Her gün sineye çektiğin bir şeyse hangisinin yara açtığı anlaşılmaz olur. Ama yine de o oradadır. Yara dediğin böyle bir şeydir. İşte budur diye gösterilecek bir şey değildir. Gösterebiliyorsan , o kadar da büyük bir yara değil demektir.
İkimiz de profesyoneliz. Temiz beyaz eldivenler
takan, yüzünde kocaman maskesi, üzerinde tek bir toz zerresi dahi bulunmayan tenis ayakkabılarla cinayet mahal inceleme görevlileri gibi. İşimizi iyi yapariz. Gereksiz şeyler
söylemez, birbirimize saygı duyarız. Bu sıkıcı işi, geçimimizi saglamak için yaptigimizi biliriz. Ama işimiz ne olursa olsun onu düzgün yaparz. Bu anlamda ikimiz de profesyoneliz.
Bu devasa bir karınca yuvasını andran gelişmiş kapitalist düzende iş bulmak o kadar da zor degildir. İşin türü ve içeriğiyle ilgili olarak lükse kaçmazsan tabii ki.
Genel olarak annelik kadınlıkla, babalıksa erkeklikle ilişkilendirilir. Hâlbuki bir annesi ve babası olmuş her erkeğin içinde annelik, her kadının içinde de babalık kapasitesi bulunur çünkü bize verilmiş olan her şeyi içimizde taşırız.
Annelik, özünde karşımızdaki insana ve onun ihtiyaçlarına karşı duyarlılıktır. Bir insan kendisine ve ihtiyaçlarına karşı duyarlıysa onun kendisine annelik yaptığını, eşler birbirlerinin ihtiyaçlarına duyarlı olduklarında birbirlerine annelik yaptıklarını söylemiş oluruz.
Hemen her türlü anlama, duyarlı olma çabasında annelik vardır, yani annelik ne sadece kadınlara özgü bir durumdur ne de insan sadece kendi çocuğuna annelik yapar.
Dolayısıyla diyebiliriz ki, duyarlı, anlamaya çalışan, şefkat duygusuna sahip herkes, etrafındaki varlıklara ama en önce kendisine şu ya da bu ölçüde annelik yapar.