Aşk mı, biriktiricilik hastalığı mı karar veremediğim ama en sonunda Aşk cevabını bulduğum Orhan Pamuk kitabı. Şu süreçte eleştirilerin odağı olan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları yarı otobiyografik romanından sonra Masumiyet Müzesi ile kendine hayran bıraktırdı. Devasa bir roman ama şiir gibiydi. Detaylı ama boğucu değil. Sanki Kemal gibi o anın içine hapsoldum. Yer yer Kemale 'ulan yeter kaç sene oldu.' diye bağırasım gelse de empati kurabiliyorsunuz. Sosyetenin dilinin de mahallenin dilinin de nabzını iyi tutan Pamuğun sıradaki romanını okumak için sabırsızlanıyorum.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Bazı anlar kemiklerini, gövdesinde güçle gezen kanı, canlılığını, bir an yeni bir şeyle ilgilenişini, iç organlarının kıpırtılarını, bütün iskeletinin zarafetini parmaklarımın ucunda hissediyor ve ona bütün gücümle sarılmamak için kendimi zor tutuyordum.
Hayatın, insanlığın çoğunluğu için, içtenlikle yaşanması gereken bir mutluluk değil, baskılar ve cezalarla ve inanılması gereken yalanlarla yapılmış dar bir alanda, sürekli bir rol yapma hali olduğunu, ilk bu sıralarda sezmeye başlamış olmalıyım.