"Birinin bunu sana söylemesi gerekir, ben öbür köşede seni dinliyorum, yalnız değilsin, yavaşça konuşursan seni duyarım demesi gerekir...Bunu da her zaman söylemezler insana ve anlamsız yere, sesini duyuramadan bağırmak zorunda kalabilirsin..."
"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi.Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştur, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak."