Tırnakla etinin arasını kâğıt kesmiş başparmağını, mandalinayı soymak için ortasına soktuğundaki gibi sızlayacaktı yüreğin. Sızlayan yüreği soğutmak için dünyanın buzul çağına girmesi gerekiyordu, yoksa az gelirdi diğer buzlar.
O son hayal kurulacaktı. Kurulacaktı, çünkü elde mızrak ve kalkan varken başka türlü Don Kişot olunamazdı. Mızrak ve kalkan taşıması ağır şeylerdi. Asıl ağırlık omuzlardaydı. Hem de eziyet olsun diye bütün ağırlık tek bir omza yüklenmişti. Dengelemek için öbür omuzla baba tabutu taşındı.