Osmanlı Avrupa'sı gençliği hep bir tehlike ürpertisi içinde. Bu ortam Müslüman ve Türk çocuğunun vatan ve millet duygularını pek erken uyandırır. Çocuk, peri ve dev masallarından fazla, savaş, göç, zafer ve bozgun hikâyeleri dinler.
Asım Efendi bir gun beni çağırdı, Bak oğlum, dedi, 'şiiri, edebiyatı bırak, sen iyi bir asker olmalısın. Öteki hocaların da benimle aynı fikrimde. Sen Naci'ye bakma, hayälperest bir çocuk o, ilerde iyi bir şair ve hatip olabilir, fakat iyi asker olamaz, dedi.