Sana birşey söyleyeyim mi? İnsanların savaşlarla, siyasetle, açlıkla, toklukla uğraşmak yerine kılığını kıyafetini parçalayıp, başlarını ellerinin arasına alarak çırılçıplak, yalın ayak koşuştuğu, çığlıklar attığı bir panik dünyasıdır ideal olan. En tabii halimiz bu, en tabii halimiz deliliktir bizim...
..... karanlık adına alevleri körükleyenler, kim bilir kaç gencin karanlığa rağmen yanan fenerini söndürdü. O anlara şahit olan kaç genç, dili varken susmayı, gözü varken körlüğü, aklı varken ezberi erdem telakki etti?
.... kimsenin hatırlamayacağını öğrendim babamdan. Kendisine şans vermeyen yaşamın bana da şefkat göstermeyeceğini kabullenmişti. Oğlunu büyük adam olmaya değil, destansı bir yenilgiye hazırlıyordu.
"....susuyorsun, korkaklar sükûtu altın, cahiller erdem, zalimler düzen sayar ama bilesin; biri can, biri şan, biri de kan derdindedir. Sen susanlardan olma Sadık."