Başkentte bir ihtilal komitesi kuruldu; şüpheliler için çıkan yasa, hem özgürlükleri hem de hayatı tehlikeye atmıştı; bu yüzden iyi ve masum kişilerin, kötü ve suçlu kişilerin eline düştüğü oluyordu; hapishaneler hiçbir günahı olmayan ve kendine savunma şansı verilmemiş insanlarla tıka basa doluydu; artık düzen buydu ve işler böyle yürüyordu ve daha aradan yalnızca birkaç hafta geçmişken eskiden beri süregelen bir âdet gibi görülüyordu. En kötüsü, bir iğrenç figür vardı ki, sanki dünya kurulalı beri varmış gibi aşinaydı artık halk buna
“Bir zelzelenin bir şehri yutması uzun sürmez," dedi madam. "Ama o zelzelenin hazırlanması ne kadar sürer, sen onu söyle bana?"
"Uzun sürer herhalde," dedi Defarge.
"Ama hazır olup hayata geçtiği vakit, önüne gelen her şeyi paramparça eder. Biz hiçbir şey duymasak da görmesek de şu anda hazırlanıyor sürekli.
“Bu aptallar hiçbir şey bilmiyorlar. Senin nefes alıp vermene tahammülleri yok, mümkün olsa kendi atlarının ya da köpeklerinin bir tanesi için sen ve senin gibi yüzlercesinin nefesini sonsuza dek keserler, tek bildikleri nefesinin onlara ne söylediği. Bırak biraz daha kansınlar buna; çok uzun sürmeyecek zaten."