• Biri saksımızı çiğneyip gitti
    Biri duvarları yıktı camları kırdı
    Fırtına gelip aramıza serildi
    Biri, milyon kere çoğaltıp hüzünleri
    Her şeyi kötüledi
    Bizi yaraladı
    Ahmet Kaya
  • Mehmet Aslantuğ 1999'da Magazin Gazetecileri Derneği'nin (MGD) olaylı gecesinde çatal-bıçak fırlatılan Ahmet Kaya'ya siper olmuş, o günden bu yana konu hakkında hiç konuşmamıştı.

    Aslantuğ, sessizliğini ilk kez katıldığı bir televizyon programında bozdu.

    "O gece yanımda oturan eşim Arzum Onan'dan izin alıp kafasına çatal-bıçak fırlatılan Ahmet Kaya'nın masasına koştum. Yaptığım kahramanlık değil, insani gereklilikti.

    Rahatsız edici, korkunç ve ayıplar dolu bir geceydi. Bir o günlere bir de bugüne bakıyorum. Şimdi Kürtçe kanalımız var. Oysaki Ahmet Kaya'nın söylediği de buydu. 'Kürtçe 2 şarkı söyleyeceğim' demişti yalnızca. Bizi Ahmet'in 2 şarkısı mı bölecekti? O gereksiz, saçma ve aklı başında olmayan linç hali niye yapıldı?

    O gün vicdanlarını kapıda bırakanlar, linci başlatanlar bugün bambaşka cümleler kuruyorlar. Yaptıklarıyla gençlere çok daha kötü örnek oluyorlar. Yozlaşmalarına sebebiyet veriyorlar.

    Benim oğlum Can ileride Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in çocuğuyla halay çekecek. O çocuk da gelip benim oğlumla Kafkas dansı yapacak. Bunlar için akla da ihtiyaç yok. Bir parça vicdan yeterliydi.

    Ahmet'in Paris'te öldüğünü öğrendiğimde bir değil, üç kez üzüldüm. Çünkü onunki başka bir trajediydi. Ahmet öldüğünde sürgündeydi.

    Bizim derdimiz dürüst olmak. Türk olmak Kürt olmak yada inançlı olup olmamak değil. Din, dil, ırk aidiyeti üzerinden geçen dostluklar vesaire akrabalıklar çok ikinci derecede önemli. İnsanı bağlayan tek şey vardır; dürüst olmak yada olmamak, bu kadar basit."

    Mehmet Aslantuğ
    Oyuncu