Emin olma duygusunu çok özledim. Nereye elimi atsam şüphe.. Şeker Portakalı
Alıntı
Gönül, sevgiliden ziyade, sevdiğinde tecelli eden Hakikati özler. ​Seni özledim... Çünkü senin o güzel yüreğinde, Ebedî Sevgili'nin izlerini gördüm. Sana duyduğum bu hasret, sadece bir insana duyulan özlem değil; sende O'ndan yansıyan rahmeti, sekîneti ve cemâli özlemektir. ​Belki de insan, bir gönlü severken aslında o gönülde parlayan İlâhî nuru, sonsuz güzelliği sever. ​İşte ben de sende, kalbimi Rabbime yaklaştıran o güzel isimlerin yansımasını gördüğüm için seni özledim. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok özledim seni, biz n’apacağız? Ne yapıp ne edip hiç mi kavuşmayacağız?
Kurak toprakların yağmuru özlediği gibi, Gurbette yaşayanın sılayı özlediği gibi özledim. Biliyorum aslında... Ne sen yağmur olur yağarsın artık toprağıma, Ne de ben dönerim senin aşktan uzak yüreğinin toprağına... Cemal Şenol Can
1000Kitap
Puffy… Benim biricik oğlum, seni o kadar çok özledim ki anlatamam. Her zaman aklımda, kalbimde ve ruhumdasın. Hiç çıkmıyorsun ki zaten. :) Seni nasıl unutabilirim? Yokluğuna asla alışamadım. Sen yokken her şey anlamsız. Evin hee köşesinde anılarımız var ama sen yoksun. Ev sensiz çok sessiz ve boş geliyor. İnşallah seninle cennette görüşebiliriz. Bana anne olmadan o duyguyu yaşattığın için sana teşekkür ederim. Sana pekçok şey için teşekkür borçluyum aslında. İyi ki vardın, iyi ki varsın ve hep var olacaksın… 🐰🤍🫠
Bismillah ❤️ Güzel bir sabah vaktiydi. Büyük ağaçlarla süslü, henüz kalabalıkların uyanmadığı bir parkta, tahta bir bankta oturmuş yazı yazıyordum. Rüzgâr dalları usulca sallıyor, yaprakların gölgesi satırlarıma düşüyordu. İçimdeki cümleler serindi, berraktı; sanki Irmak'ın tebessümü gibi... O park, o sabah, o kâğıt... Hepsi şahitti. "Kız Ben Seni Özledim" şarkısı kulaklarımda çalarken başımı kaldırdım. Karşımda genç bir kız, gözlerimin içine bakarak tebessüm ediyordu. Selam verdim, selamımı aldı. Hâlâ yüzü gülüyordu. Adı Irmak'tı. Sonra cebimdeki o satırları çıkardım. Daha önce kalbimden dökülenleri yazmıştım. Ben okudum, o dinledi. Kelimeler havada asılı kaldı; ikimizin de yüzünde aynı huzur vardı. O an anladım ki bazı duygular, paylaşıldıkça çoğalıyor. Her bakışta Sen varsın, Her gülüşte Sen varsın, Her duruşta, her susuşta Sen varsın... Ben Sana âşığım, Allah'ım! Ve bu gönül, kime âşık olduğunu çok iyi biliyor. O gün Irmak'ın tebessümünde de Sen vardın. Şarkıda da, selamda da, o satırlarda da... Hamdolsun. O anki mutluluk hâlâ yüreğimde. Aşkla doğan tebessüm, bir güneş gibi içimin en kuytu köşelerini bile aydınlatıyor. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hakiki sevginin bıraktığı sıcaklık kalpten silinmiyor. Zaman eskitse de hatıraları, gerçek sevdanın ışığı kalpte hiç solmuyor. Çünkü yüreğimdeki ilâhî aşk, her an sonsuzluğu solukluyor. Hikâye, sabahın sessizliğiyle başlıyor; genç bir kızın selamıyla canlanıyor, ilâhî aşkla yükseliyor ve sonsuzluğun nefesiyle mühürleniyor. Artık bu, sadece benimle Irmak arasında kalmış bir an değil; okuyan herkesin kalbinde bir yerlere dokunacak bir şahitlik. Kaleme "Yaz" diyen O Ebedî Sevgili'ye hamdolsun. Kelimeleri lütfeden Rabbime sonsuz şükürler olsun. Bu satırlar kâğıtta kalmayacak belli ki; gönülden gönüle
1000Kitap