Gün ortası. Yaz ve sıcak. Aslında sevdiğim iki şey... Erkek kardeşimle bir bardak kaçak çay içtim. Herkesin şüpheyle yaklaştığı, kimisinin cimri, kimisinin güvensiz bulduğu, emekli deniz subayı, şimdide galerici olan Kemal abiyle birer kadeh wiski içtim. Íki yıldır tanıdığım, aramızdaki ilişkiye bir türlü isim koyamadığımız, koyamadığımız için de kimi zaman bir sevgili, kimi zaman bir partner, ya da iki iyi arkadaş gibi olduğumuz, tuhaf, arsız, çekingen, saygı ve hayranlık duyduğum bir kadınla sabah kahvaltısı yaptım.
Şimdi ise, yani tam da şu anda Adana'dan istanbula, istanbuldan Bali'ye ve oran da Avusturalya"ya uçmak için yola çıktım. İçimde yarım ve eksik kalmış bir duyguyla yoldayım. Her ayrılığın bir kavuşmak olduğunu çok sonradan öğrenenlerdenim. Yol, gitmektir. Kavuşmak, yolda, onun için gitmektir.