Özlem

Özlem
…Hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten…
Bir ülkede manastırların çok sayıda bulunması onları hareketliliğin düğümlendiği noktalar, gelişmenin önünü tıkayan engeller haline getirir, iş merkezlerinin olması gereken yerde açılan manastırlar tembelliğin kurumsallaşmasına yol açar. Büyük insan topluluklarında manastır cemaatleri, meşenin üzerindeki ökseotunun, insan derisindeki siğilin yerini tutar. Gelişmeleri ve refahları ülkenin yoksullaşması anlamına gelir. Uygarlığın başlangıç dönemlerinde, şiddeti maneviyatla azaltmak konusunda yararlı olan manastır düzeni halkların güçlenmesine engeldir. Ayrıca örneklerini görmeye devam ettiğimiz gibi disiplin gevşeyip yozlaşma başladığında, masumiyet döneminde koruyuculuk niteliğini sağlayan tüm unsurlar tam tersi bir etki yaratır.
Sayfa 600·Kitabı okuyor
Reklam
Elmaslar sadece toprağın karanlıklarında, gerçekler sadece düşüncenin derinliklerinde bulunur.
Sayfa 277·Kitabı okuyor
Ara sıra düşünen bir insanın solgun yüzünden içeri sızıp o ruha, o karanlığa bakarsanız, orada, dış dünyanın sessizliğinin gölgesinde, Homeros’ta olduğu gibi devlerin savaşını, Milton’da olduğu gibi ejderhaların ve canavarların dövüşmelerini, hayalet bulutlarını, Dante’de olduğu gibi hayali sarmalları görürsünüz. Her insanın içinde taşıdığı ve beyninin iradesini ve günlük davranışlarını umutsuzlukla ölçtüğü o sonsuzluk ne de kasvetlidir!
Sayfa 264·Kitabı okuyor
Eskiden çayırları ve ağaçları özellikle aşıklar için yaratan bir peri varmış. Aşıkların hiç durmadan tekrarlanan, öğrenciler ve çalılıklar olduğu sürece varlığını koruyacak olan okul asmaları bundan kaynaklanır. İlkbaharın düşünürler arasında popüler olmasının nedeni budur. Soylular ve küçük esnaflar, dükler, yüksek meclis üyeleri ve mübaşirler, saray erkanı ve kentliler, eskiden söylendiği gibi bu perinin uyruklarıdır. İnsanlar gülerler, kendilerini tanımaya çalışırlar, hava yüceleşmenin aydınlığı vardır, sevmek ne büyük bir dönüşüm yaratır!
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Reklam