Zavallı kadın! İnsanların ancak felaket ve talihsizlik zamanlarında anlaşılacağını düşünmemişti. O bundan sonra ayıpları, fenaları öğrenecekti! O bundan sonra insanları anlayacaktı. O bundan sonra dostluk ve insanlık denilen şeyin ancak zenginken, mesutken, talihliyken görülen, ismi işitilen şeylerden olduğunu öğrenecekti. Gülerken, eğlenirken, gezerken pek çok olan dostların, yoldaşların ağlarken insana eşlik etmeyeceğini bilecekti.
Fakat heyhat! Bu kalp artık benim tanıyabileceğim halde mi ? Bir zaman herkes için sevgi hissi duymaya yetenekli olan kalbim bugün nefret duygusundan başkasını göstermiyor. Hoşnutluk yerine oraya iğrenme geçti. Sevmek yerine sevmemek, hüzün yerine kabalık, ağlamak yerine soğukluk, gülmek yerine durgunluk!