Özlem

Özlem
…Hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten…
Yüksek Lisans (İktisat)
Bursa-İstanbul
57 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
9/10
·244 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 02:01
Okuduğum güzel kitaplardan birisi oldu kendisi. Bitince büyük bir hüzün çöktü içime. Sahi dedim yarına ne kadar çok güveniyoruz. Sonra sessizce ayna karşısına geçtim. Saçımda birkaç tel beyaz olmuş bile. Ben kimleri beklettim ? Ben kimi sabırla bekledim ? Zakir, zalimlik bulaşıcıdır bilir misin? Zaman ilerledi ama hâlâ geçmedi. Modern mağaralarımızda yalnızlık ve zalimlik büyüttük. Alametler dersen... Oldular mı, öldüler mi? Bilemiyorum.
BastiIntizar Husain · İletişim Yayınları · 201744 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·216 syf.··
2021 1. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 21:08
C.P. Gilman genellikle birinci dalga feminizmin önemli kuramcılarından sayılmaktadır. Kadın aklı diye bir şeyden söz edilemeyeceğini ve beynin bir cinsel organ olmadığını savunmaktadır. Anaerkil bir kuramcı olarak; annelik duygusunun toplumu bir arada tutan temel güç olduğuna inanmaktadır. "Kadınlar Ülkesi" eserinde yalnızca kadınların yaşadığı, anneliğin ön planda tutulduğu, sosyal refahın maksimum olduğu gelişmiş bir toplum sunar bize... Ülkenin dış dünya ile bağlantısı yıllar önce kopmuştur ve üç tane adamın keşif gezisi ile hikaye başlar. Ülke tüm olumlu yanlarıyla okuyucuya tanıtılır. Toz pembe ve soru işaretleriyle dolu bir pencere açılsa da bazı sorular asla cevaplanmaz. Kendi içerisinde tutarsızlıklar adeta bir kelebek etkisi yaratır. Kelebek demişken ürünlere zarar veren ve toprak kıtlığı nedeniyle istenmeyen hayvanların soyları bilinçli olarak tüketilmiştir. Ama nasıl? Zira bu kadınlar, öldürmez, savaşmaz... Ekonomisi takas ekonomisi mi para var mı ? Toprak verimliliği neye dayanılarak kıt kabul edilmiyor? Bir mucize olarak 'erkeksiz' üreyen kadınlar, yıllar içinde nüfus artış sorunu ile karşı karşıya kaldığında pat diye çözüm buluyorlar. Mucize ve bilinçli politikalar karşı karşıya ... :) Sorular bırakan karmakarışık bir eser. Bir yandan takdir edilesi. "Kadın pek bir şey yapamaz" ve "erkek bir reise ihtiyaçları var" düşüncelerinin nükteli bir cevabı gibi. Ancak bu eserde kadın, ev dışına çıkarılmaya çalışılsa da annelik kalıbını yırtamamış. Mesela anne olmayı istememek gibi bir şey söz konusu değil. Ayrıca kalıplaşmış bir biçimde tarım ve dokuma sektörü gelişmiş. Netice olarak 1915'te tefrika edilen "Kadınlar Ülkesi" tutarsızlıklarına ve soru işaretlerine rağmen feminist düşüncenin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. O zaman kiminin distopyası
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
9/10
·88 syf.··
2020 13. kitabı
Kader ne yapıp edip sonunu belirlediğinde Köşeye tüm sakinliğinle düzgünce katlayıp koyduğun eşyalarından başka namın kalıyor, acın değil. Ve sanırım Kurtulması gereken kurtuluyor. Yarım kalması gereken yarım kalıyor... Yalnızca Bazen handa asker olarak var olursun bazen tacir olarak. Son şansını iyi değerlendir.
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20193,552 okunma
10/10
·128 syf.··
2019 7. kitabı
Birbirinden sarsıcı öyküler... Ben uzun süredir öykü okurken gözümden akan yaşın sıcaklığını hissetmemiştim. 'Isıtmak için' öyküsü beni çok etkiledi. Dünyayı gözü kapalı izlediğimi, duyduklarımı duymamazlıktan geldiğimi hissettim. 'Yeni Dünya' öyküsünü okurken sanki elinden geldiğince çabalayan, görünmeyen, beğenilmeyen ve unutulan hep benmişim gibi geldi. 'Konferans' öyküsünde dersi anlamadığımda bir kere daha dinleme fikrinin sıkıcılığından bile kaçındığım zamanlar aklımda canlandı. ... Yani diyorum ki; sanki her sayfası biziz. Kimisi yaşadığımız kimisi kaçındığımız acılar bütünü gibi satırlar. ... Şimdi bence sen de eline al, oku ve hisset. Hayattan ne kadar kaçıyorsun, ne kadarını yaşıyorsun?
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
10/10
·141 syf.··
2019 4. kitabı
Yaşın kaç olursa olsun bazen yolu yürümekten sıkılırsın, yolun devamını meraksız bir şekilde mecburiyetten ilerlersin ya, işte bu kitapta anlatılan öyküler farklı olsa da hep aynı hissiyat oluştu içimde; şimdi hayatımın yokuşundan yuvarlanma vakti. Sabahattin Ali'nin başka bir öykü kitabında da bahsettiği gibi, evet biz gençler hayata sadece mutlu olmak için geldiğimizi sanıyoruz. Ama o yokuştan yuvarlanmanın vakti geldiğinde anlıyorsun aslında öyle olmadığını. Huyum kurusun her kitapta birkaç karakter seçip onların yerine koyarım kendimi. Kitap bittiğinde de onların öfkesi, sevinci, ölümü veya aşkı uzun süre etkiler beni. 'Cankurtaran' öyküsünün kimsesiz Asiye'si gibi 25 yaşımın sonlarına doğru kendimle bir savaş halinde, öfkeli ve yalnız olarak devam ederken yoluma, 'Böbrek' öyküsünün Avni Bey'i gibi teslimiyet içinde, umudumu kırmadan ama beklenti içine de girmeden , kitabın bana kattığı 'hayatın mutluluk yuvası olmadığı' fikrini daha da benimseyerek, yarını selamlıyorum . . .
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma