Özlem Güler

Tek bir şey, tek bir kişi veya makine ya da kütüphane tarafından kurtarılma arayışına da girme. Kendini kurtar, boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Artık kimse dinlemiyor. Duvarlarla konuşamıyorum, çünkü bana bağırıyorlar. Karımla konuşamıyorum, duvarları dinliyor. Söylemem gereken şeyleri birilerinin duymasını istiyorum sadece. Ve yeterince uzun konuşursam belki anlamlı gelirler. Ve bana okuduklarımı anlamayı öğretmeni istiyorum
Sayfa 104·Kitabı okudu
Ben bir şeylerden bahsetmem efendim, demişti Faber. Ben bir şeylerin anlamından bahsederim. Burada oturuyorum ve canlı olduğumu biliyorum.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan, bir mesele iki farklı açıdan sunma ki kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. Daha da iyisi, hiçbir açıdan sunma. Bırak savaş diye bir şey olduğunu unutsun. Hükümet verimsizse, kadroları fazla şişkinse vergi manyağıysa, insanların onunla ilgili kaygı duymasındansa hükümetin bunların hepsi birden olması daha iyi. İnsanlara en popüler şarkılarını sözlerini, eyalet başkentilerinin isimlerini veya lowa’da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmaları vereceksin. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, gerçekleri boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıkabasa doymuş onca veri sayesinde kesinlikle zeki hissedecekler. O zaman, düşündükleri hissine kapılırlar…. Hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe ya da sosyoloji gibi kaygan zemini şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar.
Sayfa 82 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Seni ve etrafındaki yakınlarını tüketmeyen bir an bile yok, senin bir yok eden olmadığın, olmaman gereken bir an bile yok; ne kadar iyi niyetli olursa olsun, bir gezinti bile binlerce solucanın yaşamına mal olur, atılan her adım karıncaların binbir zorlukla yaptığı yuvayı yıkar,küçük bir dünyayı ezerek utanç veren bir mezara dönüştürür.Ah! İçime dokunan dünyanın nadir ama büyük felaketleri, köylerimizi silip süpüren seller, kentlerimizi yutan depremler değil; yüreğimi sarsan, doğanın içinde yer alan evrende gizli kalan yok edici güç. Komşusunu ve kendisini yok etmeyen hiçbir şeyi var etmez doğa. Bu nedenle korku içinde başım dönüyor. Yer ve gök, sonsuza kadar önüne gelene yutup geviş getiren bir canavardan başka bir şey değil. 
Sayfa 51 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu