Bu kitabı “Timşel” kelimesi ile hatırlayacağım.Timşel;İbranice “eğer istersen yapabilirsin”anlamına geliyormuş.Kitap ilk sayfalarından beri yer verilen bu kelime ile de son buluyor.Bu kitapta anlatılan hikayeye göre Tanrı,Habil ile Kabil hikayesinde Habil’e kötülüğü yenmesi hakkında Timşel demiştir.
Başlangıçta Adam Trask ve kardeşi Charles arasındaki kardeşlik bağından söz ediliyor.Biri daha iyiyken diğerinin kötülüğe meyilli oluşu Habil ve Kabili akıllara getiriyordu.Kötü olmak istemezken kendini kötülük düşünürken bulan Caleb ve Charles’ın benzerlikleri akıllara kazınıyor.O kadar çok etkilendim ve okurken heyecanlandım ki hem sonunu merak ediyordum hemde okurken bitmesin istiyordum.Kısaca özetleyecek olursam bu kitap bir babanın;oğullarını tanımakta geç kalışı,aşktan yana beklentisinin günbe gün azaldığı,parasızlığında paranın da mutlulukla bağdaştırılamayacağı,iyilik ve kötülüğün ince bir çizgisi olduğunun vurgulandığı harika bir eser.Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında oldu benim için. :)