Balkan Savaşı’ndan I. Dünya Savaşı yıllarına uzanan bir aşk hikâyesi. Yazar, kalemini oldukça akıcı bir şekilde konuşturmuş. 533 sayfadan oluşan bu roman bizlere eşsiz bir tarihi sevdayı anlatıyor.
Fadiş romanında da Dayıoğlu’nun hayatında olduğu gibi “anne” ve “annelik” kavramı oldukça önemlidir. Dayıoğlu bir röportajda, “Kütahya’da doğdum. Annem okuma-yazma bilmez. Babam esnaf. Tek çocuğum. Sonra bizimkiler ayrıldı. Onun hüznü de ‘Fadiş’e yansıdı. Otuzlu yaşlardaydım Fadiş’i yazarken ama demek ki o acı yüreğimden hiç çıkmamış” demiştir. Annesinin sıcaklığını daima başucunda hissettiğini söyleyen Dayıoğlu, Fadiş eserinde annesinin kendisi için yaptığı fedâkarlıkların farkında olan bir çocuk izlenimi vermektedir.