Ne zaman biraz yüzüm gülse,
hayat sanki alacağını tahsil etmeye gelir.
Hep böyle olmuştur benim hikâyemde.
Mutluluk bana uzun süre misafir kalmaz.
Tam içime sindiğini sandığım anda, hayat kapımı çalar ve bir şeyler eksiltir benden.
Eylül dün yüzüm çok güldü.
Uykusuzluktan bitkin düşmüştüm.
Birkaç saatlik uykuyla ayaktaydım ama buna rağmen mutluydum.
Akşamında, artık sana sarılmayacağım dedi,
Onun gözyaşı dökmesini ben pek sevemedim,
Mutluluktan ağlamış olsa bile gözyaşlarını silerim.
İçim dayanmıyor çünkü gözünde yaş görmeye,
Hele sabaha kadar ağladığını düşünmek buna hiç dayanamıyorum.
Defalarca rica ettiğim halde ne olur, küs uyumayalım artık, küs uyanmayalım şu sabahlara diye,
dediğini yaptı, sarılmadan yattı.
Sabah gelip sarıldı,
Elleriyle kahve yaptı,
Beş on dakika da olsa baş başa oturduk.
Belki çok kısa bir zamandı ama bana yetmişti.
İçim de dışım da mutlulukla dolmuştu.
Yüzümden okunuyordu.
Kendimi spor salonuna attım.