Ne zaman biraz yüzüm gülse, hayat sanki alacağını tahsil etmeye gelir. Hep böyle olmuştur benim hikâyemde. Mutluluk bana uzun süre misafir kalmaz. Tam içime sindiğini sandığım anda, hayat kapımı çalar ve bir şeyler eksiltir benden. Eylül dün yüzüm çok güldü. Uykusuzluktan bitkin düşmüştüm. Birkaç saatlik uykuyla ayaktaydım ama buna rağmen mutluydum. Akşamında, artık sana sarılmayacağım dedi, Onun gözyaşı dökmesini ben pek sevemedim, Mutluluktan ağlamış olsa bile gözyaşlarını silerim. İçim dayanmıyor çünkü gözünde yaş görmeye, Hele sabaha kadar ağladığını düşünmek buna hiç dayanamıyorum. Defalarca rica ettiğim halde ne olur, küs uyumayalım artık, küs uyanmayalım şu sabahlara diye, dediğini yaptı, sarılmadan yattı. Sabah gelip sarıldı, Elleriyle kahve yaptı, Beş on dakika da olsa baş başa oturduk. Belki çok kısa bir zamandı ama bana yetmişti. İçim de dışım da mutlulukla dolmuştu. Yüzümden okunuyordu. Kendimi spor salonuna attım.
Annemler gelmişti ve gittiler şu an kendimi yapayalnız hissediyorum çok özlemişim hep beraber oturup sohbet etmeyi
Reklam
Herkese merhaba, uzun bir aradan sonra kendimi burada buldum. Bazı bitişlerin eşiğindeyim. 4 yıllık lisans eğitimim bitiyor bu sürece şöyle dönüp baktığımda aklımda en çok kalan şeylerin duygular olduğunu görüyorum. Zaman içinde yaşanan bazı tatlı veya acı hatıralar silikleşmiş olsa da bıraktıkları duygusal iz yerli yerinde duruyor. Kimi zaman acı kimi zaman tatlı hatıralar ama hepsi tek bir şeye hizmet ediyordu: dönüşmeye, değişmeye, tekamüle... Bugün bir final sınavım vardı otobüste gelirken dalmıştım sonra bir anda sınavım olduğu aklıma geldi ve dedim ki ya benim sınavım var ben niye bu sefer daha az kaygılıyım? Sonra cevabını düşündüm benim şuan kaygılı olmam sadece bana eziyetti. Sonucu degiştirmiyor ve süreci kötüleştiriyor. Evet dört yılın sonunda bunu teoriden çıkarıp pratiğe dönüştürmüştüm. Sonra gün içinde arkadaşlarımın yanındayken bu haftanın son hafta olmasının hüznünü bir nebze de olsa yaşadım. Yani biri 4 yıl önce buralara gelip böyle şeyler yaşayacağımı söylense nasıl tepki verirdim acaba diye düşünmeden edemiyorum. Bitiyor bir şeyler ve yeni şeyler başlayacak Allah'ın izniyle. İçimde buruk ama aynı zamanda onurlu bir his var. Bitmiş olması ve bitirmiş olmam arasında. Yaşadığım şeyler ve yaşamayı umup yaşayamadığım şeyler arasında. Hepsi bugünkü bana hizmet ediyordu. Daha farklı bir açıdan bakmama olanak sağlayan bana. Şöyle derin bir nefes aldığımda sanırım hüzün hissediyorum. Düştüm kalktım, değiştim, dönmüştüm ve bugünkü şeklimi aldım. Düşüncelerimi buraya yazmayı özlemişim. Bir gün devam etmek dileğiyle hoşçakalın.
Kuşadam... Yeniden, Kaldığı Yerden.
Bugün anladım... Bazı yerlere sadece dönmez insan, kaldığı yerden devam eder. Ne kadar özlemişim bu gün doğuşlarını... İki gözümün çiçeği Kuşadam. Şimdi önümde deniz, yanımda kalemim, karşımda boş sayfalar var. Ve hissediyorum... Henüz anlatılmamış çok hikâye, yakılmamış çok ışık var. Belki de en çok, bir süredir sesi bana ulaşamayan yüreklerle yeniden aynı gökyüzünün altında buluşmayı özlemişim. ✨∞✨🌿
Duygu ve Düşünce
Herkese günaydın mutlu bir hafta olsun... Uzun çok uzun olmayan bir aradan sonra nihayet alan kitaplarıma dönüş yaptım. Edebiyatı eskiden beri çok severim. Bu süreç içinde yine iyi geldi bana. Ama habitata dönüş yapma zamani geldi. Tüli yuvasına döndü. 🤣 İyi de oldu. Arkadaşla yaptığımız değerlendirmeler ikimize de iyi geldi. Alanımı çok özlemişim. Neyse tam adapte olduk Fuentes'in yeni baskısı cikti. Çok aradım o kitabi. Okuyacağız mecbur. Iyi okumalar herkese ...
Yalnızlığın güzel yanı :)
Sıcağı özlemişim; cıvıldayan kuş sesleri, harika bir manzara ve huzur..
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam