HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
orhan kemal'in güzel anısına
işten çıktım / sokaktayım
elim yüzüm üstüm başım gazete
Sokakta tank paleti / sokakta düdük sesi
sokakta tomson / sokağa çıkmak yasak
sokaktayım / gece leylak
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam haziranha ölmek zor!
havada tüy / havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylak/ ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
Kopuk bir kol sokakta /çırpınıp durur
çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
Bahçeye bakan devasa bir balkonum vardı. Dışarı çıkıp onu izlediğimi belli etmeyecektim ama pencereye gidip perdeyi çektim.
Belki on dakika kadar durdu, her geçen dakika daha da sakin görünüyordu. Yüzünü silip gece elbisesini silkelemesini ve içeri girmesini izledim. İkinci kata gitmeyi düşündüm, böylece tekrar eskaza karşılaşmış olurduk. Ama bundan daha iyisini düşündüm. Bu gece, üzgündü, muhtemelen kendisi gibi olamazdı. Bir şansım olacaksa da yarına kadar beklemeliydim.
Özlemişiz İstanbul’u ikimiz de. Kâşifin muhiti Fenerbahçe, Galatasaray benden soruluyor. Beyoğlu’nun gece ışıklarını özlemişim, sabırsızlanıyorum artık, gel ulan köhne Bizans!
Doğru Pasaj’a gideceğiz Bir güzel çekeceğiz kafaları, Pasaj kapanana dek. Sonra çıkılacak, ben Mektebi Sultanî’nin duvarına işeyeceğim.
"Harry Potter!" dedi yaratık, Harry'nin aşağı kata ulaşacağından emin olduğu tiz mi tiz bir sesle. "Dobby ne vakittir sizinle tanışmak istiyordu, efendim... Öyle bir şeref ki..."