Kalemimin Sapını Gülle Donattım

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.812
Gösterim
Adı:
Kalemimin Sapını Gülle Donattım
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
541
Format:
Karton kapak
ISBN:
97897579040803
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ortaoyuncular Yayınları
Bir ırmak kıyısında doğdum ben
bir ırmak romandır bu
hem el yazması
elle tutulan
elde var birinci cilt.

Ayşen'i seviyorum. Sanki bir kaynak makinasıyla beynime adını yazdılar. Fersiz bir ampul sarkar tavandan, öylesine büyür ki başımın gölgesi ak kağıt karanlık olur, ne cezve görünür ne çaydanlık, ben çizerim, Tepebaşı gazinosundan türk sanat musikisi yayılırken Haliç üstüne. Artık tüm inceliklerini biliyorum çaydanlık ve cezve çizmenin.
(Kitabın İçinden)
İNCELEME DEĞİL YİNE YORUMLAMA ÇARŞAMBALICA

Hiçbir Türk erkeği demesin ki "ben ne hovarda günler geçirdim be lisede ve üniversitede" ta kiiiiiiiiiiiiiii Bu kitabı okuyana dek.

Ferhan Şensoy'u hemen hemen hepimiz biliriz. Oyunlarını izlemeyenler belki de çok azdır. Ben de bu kitabı imzalatmıştım "Ferhangi Şeyler" oyununda. Adam hala yakışıklı abi. Avrupa'da o kadar kızın kalbini çalması boşuna değil yani :))


Gelelim kitaba.

Yahu insan kitap okurken kahkahalara boğulur mu ya? Ciddiyim, okurken çoğu yerde yataktan düşme vaziyetine geldim. Üstelik okurken de onun üslubu ile okuyorsunuz gayrı ihtiyari. Bu da inanılmaz bir zevk veriyor. Aynı memleketten olmam hasebiyle kitapta geçen yöresel ağzı ve küfürleri severek okudum. Küfür etmek bir insana ancak bu kadar mı yakışır ve eğreti durmaz :))

Kitap zaten sohbet havasında. Sanki karşıma oturmuş ta anlatıyor. O kadar samimi ve içten yazmış. Üstelik hiç bir olayı da atlamamış. İçinde bolca cinsel hayatından da bahsediyor ve bunları da utanma veya sıkılma duygusu olmadan aktarıyor. Zaten onu bilen bilir, tiyatro için baya baya soyunmuş, tabiri caiz ise anadan üryan olmuş :)

Kitap Ferhan Şensoy'un çocukluğundan başlayıp, lise hayatı, daha sonra Fransa dönemi vs ile devam ediyor ve yurda dönüşü ile noktalanıyor.
İnanılmaz eğlenceli ve macera dolu bir lise hayatı yaşıyor. Galatasaray Lisesi ve taksim haliyle. Düşününce çok şahane değil mi?

Daha eğlenceli olan kısım ise Fransa ayağı. Tiyatro okulunda tiyatrolar sergiliyorlar. Hatta sokak tiyatrosu da yapıyorlar ve adı da "Nazım Hikmet Tiyatrosu". Farklı insanlarla kaynaşıyor, dünyaca ünlü tiyatrocuların asistanlığını yapıyor.

İnanılmaz yetenekli ve girişimci birisi. Ülkemizdeki tiyatronun gelişimi için de fikirler üretiyor ve bunları uygulamak için yanıp tutuşuyor.

Bazı bölümlerde de çok çok çok ince ayrıntılardan bahsediyor.

Mesela, çok ünlü tuluat sanatçısı Ahmet Yekta'nın nasıl bu işe başladığı anısı. Ayrıca kendisi Ferhan Şensoy'un dayısı oluyor sanırım. Ufak bir araştırma ile bunu öğrendim.
#28357903

Bir diğer örnek ise Ergin Kolbek. O kim mi diyorsunuz? Buyrunuz.

http://www.cumhuriyet.com.tr/...ittigi_yerde....html

Okurken sık sık farklı isimlere ve olaylara atıfta bulunuyor Ferhan Şensoy. Ergin de bunlardan biri. Muhtemelen kimse bu ismi duymadı. Tıptı Ahmet Yekta gibi belki de.

Türkiye'de mizaha ve tiyatroya olan büyük katkısı için Ferhan Şensoy'a teşekkür etmemiz gereklidir diye düşünüyorum. Hele hele de "Pardon" filmi için :)

Pardon demişken;

-Hemen cevap vermek zorunda değilsin Asuman.
- Ben sözlüyüm.
- Sözlü mü? Ne sözü? Kimle sözlüsün?
- Kendisi subay.. Ben doğduğumda onlarla komşuymuşuz. O da benden üç ay önce doğmuş. Sonra annelerimiz bizi beşik kertmişler.
- Salak karılar! Beşik kertme neymiş? Sen beşikte mi büyüdün?
- Söz gelişi.. İşte.. Ne bileyim?
- Kerttirtmeyin beşiğinizi! Komşuda biri doğdu diye senin onunla evlenmen gerekmez! Sapıklığın alemi yok! Evlenemezsin! Evlendirtmem! Seni benden başka kimseye yar etmem Asuman! Ayrıca ben kahvede “Asuman benimki!” demişim artık, ağızdan çıkmış bir laf var.
- Evet ama, bizim de kesilmiş bir sözümüz var ortada.
- O sözü keseni dilim dilim keserim ulan! Heeeeyyyt

sssseee sseeee seee ssseeee :D

Yazımı bitirirken kitabı çok sevdiğimi belirteyim. İçinde bol küfür ve cinsel olaylar ama asla rahatsızlık uyandıracak türde değil. Hayatın içinden olaylar olarak anlatılıyor. Yani sırf tema cinsel yaşamı değil anlayacağınız.

Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum. Keyif alacağınızdan da eminim. son olarak adettendir bir şarkı iliştireyim.

Turgut Uyar şiirine yapmış olduğu yorum ve ekleme:

Ağustos yirmi iki, dediler ‘Ustan ölmüş’,
Çok komiksin Azrail, Turgut Uyar ölür mü?
https://www.youtube.com/watch?v=KsuAESsToZo

Aşık Mahsuni'ye yazılmış şarkı:
https://youtu.be/h-1aXlJQFe0

Boris Vian ne dese beğenirsiniz? :D
https://youtu.be/58mgXOwUd4k

Para Olmasaaaaaaaaaaa
https://youtu.be/lanrH_UbM28


Ve finali de Ütopyalar Güzeldir ile yapalım :D
https://youtu.be/3CWWWzVdlHY
Ülkem müthiş zekâlara sahip değil mi yaa?

Kendisini sahnede izleme ayrıcalığına sahip olduğum için ayrıca şanslıyım bence yoksa her bir cümlenin nasıl bir tonda söyleneceğini hesap edemez, anlatılan bin hikayenin birine dahi inanamaz , içi mizah dolu cümleye kahkalarla dakikalarca gülemez , şaşıra şaşıra şaşırık kalır insan.
Tabi söz konusu Ferhan Şensoy ise başka lafa ne hacet.
Müthiş bir hayat yaşamış, her satırı dopdolu bir hikaye.
Ayrıca muazzam bir zeka ile tam dünyayı fethedecekken zalım ülkemizin kancık oyunlarına maruz kalan dehamız iyi ki dönmüş mü desem ne, yoksa biz de mahrum kalırdık .
Tiyatro iyi ki var, Ferhan Şensoy iyi ki var.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.707 Oy)18.289 beğeni41.436 okunma2.713 alıntı174.304 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.221 Oy)8.535 beğeni27.395 okunma770 alıntı133.480 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.361 Oy)12.941 beğeni33.126 okunma3.140 alıntı139.239 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.778 Oy)6.088 beğeni16.025 okunma2.702 alıntı82.712 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.793 Oy)5.181 beğeni16.550 okunma933 alıntı57.199 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.263 Oy)7.607 beğeni20.578 okunma3.713 alıntı123.134 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.466 Oy)5.571 beğeni18.900 okunma774 alıntı96.629 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.882 Oy)8.826 beğeni24.230 okunma1.648 alıntı112.439 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.141 Oy)7.712 beğeni21.676 okunma782 alıntı84.700 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.559 Oy)8.514 beğeni25.148 okunma2.296 alıntı108.616 gösterim
Biyografi okumayı çok sevdiğimden olsa gerek severek okuduğum bir kitap oldu.Tiyatro ile ilgiliyseniz bence okumanız gerekli bir eser. Bir tiyatrocunun yaşadığı açmazları aşkları yazarın dilinden okuyacaksınız.Ferhan Şensoy un Galatasay Lisesi günleri sonra yurt dışındaki eğitimi sırasında yaşadıkları ve aşkları...Çok komik çok tirajik ve bazı bazı erotik anıların yer aldığı bir biyografi...Yazarı sevenlere tavsiye edilir.
Okurken sesli güldüren bir kitap.Ferhan Şensoy yaşam öyküsünü anlatmıştır. Samsunda başlamış İstanbulda Galatasaray lisesinde devam etmiş ve yurtdışına uzanmış bir hayat. Anlatımı eğlenceli çokça komik biraz dramatik ve birazda duygusaldır. Okuması zevkli bir kitap.Yaşasın güzel yaşamlar ve onları kaleme alanlar.
Ferhan Şensoy'a özel bir ilginiz yoksa çerez olmanın dışına çıkamayacak bir kitap. Kısa bir süre önce kendisinin megaloman tavrına denk gelmem kitabı bir an önce okumamı tetikledi. Çocukluğundan bu yana yaşam şekli aslında ele veriyor bu tavrın nedenini. Bir tiyatrocu olarak yaşamı beni hiç etkilemedi açıkcası. Ancak eserlerine hala saygım var elbette. Çünkü saygıya değer bir bilgi birikimi mevcut. Okuduğum eserleri arasında okumamın zaman kaybı olduğunu düşündüğüm tek kitabı maalesef.
Ferhan Şensoy'un kafa yapısını anlamama gerçekten yardımcı oluyor.Böylece hayranlıkla takip ettiğim Ferhan Şensoy'un hayatını da öğrenmiş oluyorum.Tavsiye ederim
Bir adamın hayatı bu kadar mı dolu olur. Ve o hayatı bu kadar mı ince işler? Ferhanca bir dilde okul anılarından, tiyatrolarına, tüm içinden çıktığı anları gözlemleriyle birlikte bizimle paylaşıyor. Üstadın kıymeti eminin yitip gittiğinde çok daha fazla bilinecek.
Öncelikle Ferhan Şensoy'a ya da tiyatroya özel bir ilginiz yoksa pek severek okuyacağınızı tahmin etmiyorum. Ancak ikisinden birine veya ikisine de ilgiliyseniz birazda biyografik kitapları okumayı seviyorsanız bayılacağınız bir kitap.

Ayrıca Ferhan Şensoy okumaya başlayacaksanız ilk kitap olarak bu kitaptan başlamanızı tavsiye ederim

Kitap ilk olarak yazarın çocukluktan başlayıp, Galatasaray' da ve Fransa'da okuduğu yılları esas alıyor. Özellikle Galatasaray'da geçen kısımdaki anıları dolu dolu. Kendisi için ben de okul hayatını dolu dolu yaşadım be abi diyen kısmın kitabı okuduktan sonra bu düşüncelerinin uçacağını tahmin ediyorum. Çünkü gerçekten kitabı okuduktan sonra dolu dolu ne demek anlıyorsunuz. 3-5 kere okulu kırıp playstation oynamaya gitmenin dolu yaşamak olmadığı acı bir şekilde yüzünüze çarpıyor.

Onun dışında Ferhan Şensoy'un tüm fikirlerini benimsemesem de - ki kimsenin bir başkasıyla tüm fikirlerinin bir olma olasılığının olmadığını düşünüyorum - hayattan ne istediyse almış bir insan olduğunu, hayallerinin peşinden gittiğini ve gerçekleştirdiğini görüyorum. Ayrıca tiyatro alanındaki başarısını ve donanımını eleştirmenin haddim olmadığını düşünüyorum o yüzden o kısmı pas geçiyorum.

Kitabın dili, akıcılığı çok sade ve anlaşılır asla ağır değil. Ağır bir roman okuduysanız üstüne su gibi akabilecek bir kitap. Devam niteliğinde Fransa'dan dönüp kendi tiyatrosunu kuruncaya kadarki zamanı kapsayan bir kitabı daha var Başkaldıran Kurşunkalem adında. İkinci kitap tam kendi tiyatrosunun kurulma safhasında bittiği için yazmakta olduğu üçüncü bir kitabın da olduğu kannaatindeyim.
Bekliyoruz efendim.
Ferhan Şensoy'a hayranlığımın başladığı kitaptır. Şans eseri o yıl tiyatromuzda onun yazdığı Soyut Padişah oyununu sahneye konulunca, iş başka bir boyut kazandı... Hayat hikayesinin ilk perdesidir.
Ferhan Şensoy'un alışılageldik üslubuyla, hayatından kesitleri yine eğlence ve ahenkle sunduğu bir eser. Ağır okumalardan bunalmış ve biraz eğlenip kafa dağıtmak isteyen okurlara öneririm.
Ders çalışmak nasıl oluyor da bir adam için en önemli olay ya da anafikir haline gelebiliyor?
Ferhan Şensoy
Sayfa 76 - Ortaoyuncular yayınları
-... Namazun neye göre kılarsun?
- Gökyüzüne bakarum, anlarum ben zamanı... Kasvet bulut günlerde bellü olmaz vakit, öyle günler namaz kılmam saz çalarum.
-Bir camii istemez mü yani bu yerlere?
-İsterdü amma camiiden önce başka şeyler gereklü.
-Bre camiiden önde gelen ne ola? diye kaldırdı kaşını meraklı soruların sahibi adam.
-Camii insana Allah'ı öğretmez, insanı bilen bilür Allah'ı, bunu öğretmek gerek insanoğluna.
Ferhan Şensoy
Sayfa 54 - Ortaoyuncular yayınları
Labirent bir delikanlı gönlü bu, içine gömdüklerim var, içinde yitirdiklerim var, beni kandırıp içine girmeden çıkan var...
Ferhan Şensoy
Sayfa 57 - Ortaoyuncular yayınları
....birden Mihrimah Sultan Camii'nden türkçe ezan başladı:
-Tanrı uludur! Tanrı uludur!
Saime Hanım gülmesini zor tuttu:
-Allah günah yazmasın ama, bir türlü alışamadım şu türkçe ezana, gülesim geliyor.
-Arapçasını dinlerken belki arapların da gülesi geliyordur!
Ferhan Şensoy
Sayfa 26 - Ortaoyuncular yayınları
Yıllar önce bir pazartesi gecesi doğduğum evde, başka bir pazartesi gecesi yapayalnızım. Kuşlar ötüşüyorlar. Bahçe eskiden sanki daha büyüktü... Değildi elbet, bahçe aynı bahçe, eskiden bahçedeki ben çok küçüktüm.
Ferhan Şensoy
Sayfa 146 - Ortaoyuncular yayınları
Tek anlaşılan Yüksek Matematik'in varsayımlar üzerine kurulu olduğu. İkinci derste:
-Hocam, varsaymazsak n'olur?
diye sorunca sınıftan kovuldum.
-Kırmızı kazaklı sen çık ve bir daha gelme!
Ferhan Şensoy
Sayfa 270 - Ortaoyuncular yayınları
Verandada boyaları dökülmüş masada oturmuş, günlüğümü yazıyorum. Yarı çıplak kızlardan biri yaklaşıyor.
- Fransız mısın?
- Hayır
- Nesin?
- Dünya çocuğuyum.
Ferhan Şensoy
Sayfa 319 - Ortaoyuncular yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalemimin Sapını Gülle Donattım
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
541
Format:
Karton kapak
ISBN:
97897579040803
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ortaoyuncular Yayınları
Bir ırmak kıyısında doğdum ben
bir ırmak romandır bu
hem el yazması
elle tutulan
elde var birinci cilt.

Ayşen'i seviyorum. Sanki bir kaynak makinasıyla beynime adını yazdılar. Fersiz bir ampul sarkar tavandan, öylesine büyür ki başımın gölgesi ak kağıt karanlık olur, ne cezve görünür ne çaydanlık, ben çizerim, Tepebaşı gazinosundan türk sanat musikisi yayılırken Haliç üstüne. Artık tüm inceliklerini biliyorum çaydanlık ve cezve çizmenin.
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 101 okur

  • Nuray Cimbil
  • Emre Alemdar
  • Dilek Çakır
  • Shadow
  • Coşay Çalışbektaş
  • Aylak Adam
  • Mehmet Kurter Tokaç
  • Görkem CAN
  • Çağdaş Ağyol
  • Oğuzhan Gönay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%4.1
25-34 Yaş
%36.7
35-44 Yaş
%46.9
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44
Erkek
%56

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (15)
9
%45 (18)
8
%12.5 (5)
7
%0
6
%2.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%2.5 (1)
2
%0
1
%0