“bir insana onun kendine vermediği değeri verirseniz sizde bir kusur olduğunu düşünür. mesela satıcının on lira dediği fincana elli lira vermeyi teklif ederseniz ya sizin saf, yarım akıllı olduğunuzu ya da bu işte bir bit yeniği, art niyet olduğunu düşünür. sen neyin peşindesin diye sorar, kuşku duyar.
insanlara da iyi niyetle, sevdiğiniz, özlediğiniz, kıyamadığınız ya da zor bir dönemden geçtiklerini düşündüğünüz için, beklediklerinin, tahmin ettiklerinin ya da kendilerine layık gördüklerinin cok üzerinde taviz verir, fedakarlık yaparsanız sizi samimi bulmazlar, iyi niyetinizden kuşku duyarlar ya da sizi cok değersiz ve kusurlu bulurlar. o yüzden insanların yaşadığı hayata, yaptıkları seçimlere bakarak kendilerine ne kadar değer biçtiklerini görün. kimseye onun kendine biçtiği değerin üzerinde bir değer biçmeyin.”
"başkalarının ruhlarının derinliklerine inmek, çoğu zaman boğulma tehlikesini göze almaktır. ve hiç kimse, kendisini kurtarmak istemeyen birini suyun dibinden çıkarmak zorunda değildir."
- Stefan Zweig
insanlar birini tanımaktan çok, birinin ancak ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını görebilir. her şey yolunda ise ihtiyaçlar da o normallikle karşılanır, kriz anında ise ihtiyaçların hiyerarşisi
"önemli bir problemde yetkinizi aştığı halde size danışılıyorsa kahramanlık yapmayın. çünkü mutlaka olaya çözüm değil, suçlu aranıyordur."
Erich F
romm