Sahici bir karşılaşmaydı bizimki, birinin diğerine muhtaç kaldığı, birinin diğerine emanet edildiği, birinin diğerine razı geldiği bir ilişki değildi. Ben eskiden sandığımın aksine, herhangi bir yere ilişmeden, herhangi bir toplama ilave edilmeden de mevcutmuşum meğer.
Bu kadar göz önünde olmaya, biri tarafından varlığımın bütün yönleriyle bu kadar net kabul görmesine, bu kadar kapsanmaya alışık değildim. Ama o, bütün bunları o kadar beklentisiz, o kadar şefkatli ve müdahalesiz bir yerden yapıyordu ki, bu sonsuz mühimseme, bu cömert kucaklayış karşısında kendimi saklayamıyordum.