Bilinçdışı Laz kızına bayılmış. Bugün olmazsa başka gün, Laz kızı olmazsa Çerkez kızını mutlaka bulur ve karşısına çıkarırdı onun. Derdi kimin kızı olduğu değil, bilinçdışının derdi onu eski çöplüğüne geri döndürmek. Kader motifi her zaman alıştığını, öğrendiğini, bildiğini arar. Bazen güzellikler bile çok gelir ona. İşte böyle bacağına sıktırarak seni alır, doğduğun evde yaşadığın duyguların aynısını yaşayacağın bir yerlere götürüverir.
Utanmak? Ne garip bir duygu utanmak ama ne kadar insanca. Sanırım insandan başka hiçbir canlı utanmayı bilmiyor. İnsanların da hepsi değil, yalnızca bir kısmı , yani utanacak kadar insan kalanlar başarabiliyor bunu.
Eğer geçmişe dönebilseydik, hayatımızda neleri değiştirirdik? “Keşke” dediğimiz hayatları yaşama şansımız olsaydı gerçekten daha mutlu olur muyduk? Yaşadığımız hayatın ne kadar kıymetli olduğunu görmeme vesile olan bir kitaptır. Çok beğendim, okurken hikayenin içinde kendimden birçok parça buldum. Şu anda yaşadığımız bu hayatın kıymetini anlamak isteyen herkese tavsiye ederim.