“Yaşımız ne kadar küçük olursa her şeyden o kadar çok etkileniriz. Üstelik, yaşımız ne kadar küçükse, bizi inciten şeyin ne olduğunu anlayabilmemiz ve ifade edebilmemiz o denli güç olur.”
“Eğer biri bizi eleştiriyorsa ama biz onu eleştiremiyorsak, eğer biri bize öfkeleniyorsa ama bizim ona öfkelenmemize izin verilmiyorsa, orada itaat vardır. İtaat, saygının aksine, sağlıksız bir durumdur. Saygı, karşımızdaki kişinin istediğini hissetme, istediğini sevme ve sevmeme, dilediğini düşünme ve düşünmeme hakkına saygı duymayı içerir.”
“Ayrı bireyler olmamız, aile birliğimize zarar vermez . Tam tersine, bu birliği daha güçlü, daha sağlıklı hâle getirir. Birbirimizin farklılıklarına ne kadar saygı duyarsak o kadar “iyi aile” oluruz. Ne kadar ayrıysak o kadar iyi birleşiriz.
“Yetişkinsek de, çocukluğumuza dair bir şeyleri anlamaya çalışırken bir yandan anne-babamızı anlamaya çalışmamalıyız. Bu, tedavi edilecek hastayı anlamaya çalışırken durup, dikkatimizi şoföre vermeye benzer. Önce kendi acılarımızı tanımamız gerekir.”
“Sevgili Çocuk,
Sen bu hâlinle güzel, sen bu hâlinle yeteneklisin. Kimse senin ne kadar güzel, ne kadar akıllı, ne kadar yetenekli olduğunu fark etmemiş olabilir; ama yine de öylesin. Bunu sen bilirsen, gerçekten bilirsen eğer, artık başka birinin bilmesine de ihtiyacın kalmaz.”