“Ben ne kadar âtıl kalırsam kalayım bedenim hiç hayal kırıklığına uğramıyor, bezmiyor, yorulmuyor; her ay kendini umutla yeniden, yeniden, yeniden hazırlıyor yeni bir yaşam yaratmaya. Her yokluk sonrası bir daha, bir daha kuruyor kendini sıfırdan. Umudu bedenimden öğrendim. Varız, demek ki yeniden var da olabiliriz.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Kurtların büyüttüğü kızları evcilleştirebilirsiniz ama kitapların büyüttüğü bir kız, etini cendereye sıkıştırsanız dahi bu dünyaya uyum sağlamayacaktır.”
“İnsanın yaşadığı çağdaki Muaviye’ye tavır alması değil zor olan. İnsanın yaşadığı çağdaki Muaviye’ye tavır almasından daha zoru, insanın yaşadığı çağda kimin Muaviye olup kimin Muaviye olmadığını bilemeyişi. 12 Eylül hakkında şimdi söz söylemek çok kolay. Muaviye’yi şimdi eleştirmek çok kolay. James Joyce’u, Oğuz Atay’ı, şimdi iyi bulmak çok kolay.”
Adından da anlaşılacağı üzere insanı paramparça eden bir kitap Kırgınlık. Farkına vardığımız, iyileştirmeye çalıştığımız her yaramız birleştirilmeye çalışılmış kırık bir cam gibi eğreti duruyor hayatımızda. Soru şu: Bu kırgınlıkla yaşamayı becerebilecek miyim?