- Şaraptaki balık -

- Şaraptaki balık -
@oznurdoglu
" Varlığına şiirler yazıyorum , hayaller kuruyorum, masallar yazıyor sessizce ağlıyorum kim bilir yokluğunda belki de destan yazar yastığımı okyanusa çeviririm."
35 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı

- Şaraptaki balık -

, 2018 okuma hedefini ekledi.
2018 OKUMA HEDEFİ
1/200 kitap - %1 tamamlandı
1 kitap okudu
200 kitap
488 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
Reklam
arkadaşlar lütfen attığım postalara yorum yapınız.
Hiçbir şey düşünmüyordum. Ve hiçbir şey düşünmemeyi düşünmeyi başarıyordum nasıl olurda bir insan düşünmemeyi düşünebilirdi ki. Gerçekten bunu başarmıştım hiçbir şeyi düşünememeyi düşünüyordum. Bunu başarmıştım ki… Felsefi olarak düşünmeye başlamıştım aniden… Artık bir şeyi düşünüyordum. Bu çakıl taşı buraya nasıl gelmişti ki? Ya da nasıl bu kadar küçük ve etkisiz olmayı başarıyordu. Hayret vericiydi. Bu kadar küçük bir şey yakından ve dikkatlice bakılınca ne kadar da büyük ve gösterişli görünüyordu. Onu buraya kim getirmişti ki. Kim onu öylece buraya bu ıssız ve bir o kadar kimsesiz bir bankın altına koymuştu ki belki oda bir pırlanta olabilirdi belki insanlar sırf onu görebilmek için metrelerce kuyruğa girebilirlerdi. Neden olmasındı ki? Neden bu küçük taş sadece bir taştı neden pırlanta veya değerli bir zümrüt değildi neden buraya terk edilmişti neden üşüyordu ki bu soğukta. Bu kadar basit olmak onun suçu muydu yoksa tanrının suçu muydu? Neden değildi neden hak etmeyen beş para değeri olmayan taşlar insanların gözünde bu kadar değerliydi neden bu kadar basitti ki neden insanlar sadece taş deyip geçiyordu neden onu ellerine alıp daha yakından bakmıyorlardı bu kadar değersiz olmak sizce onun suçu muydu yoksa bu onun kaderi miydi? Kafamı kaldırmadan gözlerim bu küçük taşın hemen yanındaki taşa değmişti o taşta aynı bu taş gibi aynı renkteydi ama elime aldığımda ne kadar farklı olduğunu anlamıştım aynıydılar ama bir o kadar da farklı aynı şekildeydiler ama bir o kadar da rengârenktiler ikisi farklıydı. Gözlerim tekrar diğer çakıl taşına değmişti. Oda farklıydı. Diğeri de… Diğeri de… Hepsi aynıydı ama farklı. İnsanlar hepsine aynı gözle bakıyorlardı bu yüzden hepsi değersiz küçük, saçma, önemsiz taşlardı kimse onların ne düşündüğünü ya da ne kadar değerli olduğunu
" Yüzünü avuçlarımın arasına alabilmek. Bilirsin bu sıradan bir eylem değil."
Siyaset
Mavi Ve Siyah
Mevsimlik Elbisesiyle küvete boylu boyunca uzandı nefes almıyordu. Artık. Kafası dâhil bütün vücudu suya teslim olmuştu. Gözlerini yavaşça araladı. Suyun üzerindeki küçük baloncukları izliyordu. Belki de ölmek onun için kurtuluştu. Kaç defa yanmıştı canı, kaç defa ölümün eşiğine gelmişti. Aklına o iğrenç kadın geldikçe gözlerinden yaşlar istemsizce süzülüyordu. Gözlerindeki karanlık adeta suyu titretiyordu. Berrak su az sonra kana bulanmıştı, gözleri ağırlaşıyordu. Bir toz bulutu banyoda süzülüyor… Gecenin karanlık çığlıkları kulakları sağır ediyordu. Birden kapı tıklayınca genç kadın bir umut bebeğim geldi diye sudan çıktı. Kapıyı açmıştı fakat dışarıda kimse yoktu yıldızlar dışında…