Edebiyat ne işe yarar diye soruyorlar bazen Bozkırın ortasında gazozculuk yapmak
gibi bir hayalin peşinden koşan eski bir çifçinin işini kolaylaştırır ,derdine azıcık derman olur ; yetmezmi ?
Yaşanan hicbirşey kaybolmuyor ,bir yumak gibi ardımızdan toplanarak geliyor ve ruhlarımıza yerleşiyor. Bu yüzden ," ne hatırlıyorsak o " yuz " aslında. Kabuğunu kaldırmaktan kendimizi eski bir yara gibidir ömrümüz , iyileştikçe sızlayan ve iz bırakan.
Velhasıl kelam ," nereye gidersem gideyim , ardımdan gelecek " o şehri hatırlıyorum. Gençliğimi , yazgımı ,umutlarımı , duru saf ve katışıksız bir ömrü bahşeden yurdumu.
Geçmiş , kaybedilmiş bir zaman parçası değildir .Elimizden akıp gitmiş ,geriye dönüp baktığımızda hayıflanacağımız bir zaman hiç değildir .Yaşanan her şey , bir yumak gibi sarılıp toplanarak ardımızdan gelir. Bu yüzden yaşadığımız her an kıymetlidir ve hiçbir şey boşuna değildir.
Yazılar , anıların " billursu" hale gelmesidir.
Yazdıkça içimizdeki tortuları temizliyoruz ve galiba insanın çocukluğundan başka gerçekten sahip olduğu başka bir mülküde yok.Dönüp dolaşıp girdiğim çıkmaz ve biricik çıkışım.