Novella türünde yazılmış demek doğru olur sanırım Kıyamet Geliyorum Der için. Yazarın kendine özgü sürükleyici anlatımıyla hayatın içinden çok tanıdık ve gündelik olan şeyler bir anda daha önce hiç karşılaşmadığınız bir kurgunun içindeymişsiniz hissi veriyor. Bölümlerde isim yok numaralandırılarak ayrılmış.
Tanıtım yazısında Emre Boztaş; "Kıyamet Geliyorum Der Dante’yi yad eden, Mark Twain’e selam veren ama özünü de es geçmeyen çarpıcı bir eser. Ruhşen Doğan Nar eşsiz düş gücü, mizah anlayışı ve gözlem yeteneğiyle absürdün sınırlarını zorlayarak eğlenceli bir okuma serüveni vadediyor; bize de yalnızca yolculuğun keyfini çıkarmak kalıyor” diyor. Tam da öyle oluyor keyifle alınan bir yol.
Bünyamin Tan tarafından günümüz Türkçesine uygun olarak hazırlanan Fakabasmaz Zihni ikinci cildinde farklı maceralara sürüklüyor okuru. Birinci kitaba göre daha heyecanlı ilerleyen olay örgüsüyle polise severlerin bir çırpıda okuyacağı polisiyle yeni tanışacak olanlara polisiyeyi sevdirecek akıcılığa sahip.
Kişilerle yapılan röportajlar üzerinden ilerleyen ve önemli noktaları bireylerin cümleleriyle anlatan bu eserde yer yer bunu ben de böyle yapmış olabilirim eleştirisi yapabilirsiniz. Üzerine dini, siyasi birçok anlam yüklenen başörtüsünü peki kadınlar nasıl kullanıyor işte yaşanan örnekler. Birçok kadının ataerkil sistem içinde yaşadığı zorluklardan haberdarız fakat başörtüsü noktasında habersiz kaldığımız ne yaşanmışlıklar varmış meğer yüzleşmek için okunması gerektiğini düşünüyorum.