Aylar Olmuş
Sıradan bi' gecenin karanlık bi' köründe Sen beni çoktan unutmuşken yazıyorum Hatırlıyorum eskiden iyi biriydin özünde O günlerde cebime koyduğum birkaç nefesle yaşıyorum
Müzik
Üslup çok önemli. Birine "odun" demek var, bir de "gözleri aşka gülen söğüt dalı demek var. Özünde ikisi de aynı kereste ama işte şair ruhlu olmak başka!
Reklam
Remarkably Bright Creatures
Aldığı/aday gösterildiği ödüller ve sosyal medyadaki popülerliği beni de Shelby van Pelt'in ilk kitabı olan Remarkably Bright Creatures'ı, ya da Türkçe adıyla Olağanüstü Akıllı Yaratıklar'ı okumaya ikna etti. Kitabın İngilizcesini okuyup gayet beğendim. Hem olay örgüsü hem de karakterler bakımından hoşuma gitti. İki karakterimizin tanışmasından sonraki bölümler, öncesine kıyasla çok daha sürükleyiciydi. Dili de bence oldukça anlaşılırdı, İngilizce okumayı düşünüyorsanız bir göz atabilirsiniz. Gel gelelim benim bu gönderiyi yazma sebebime. Belki görmüşsünüzdür, filmi de yakın zamanda çıktı. Ben de kitabı bitirdikten sonra onu da izleyeyim dedim. Daha dün kitabı bitirdim, olaylar aklımda tazeyken hemen peşine filmi izledim ve maalesef beğenemedim. Eğer kitabı okumamış olsaydım belki "fena değil" derdim ama benim beklentilerimi şu haliyle hiç karşılamadı. Bir romanı ekrana uyarlarken elbette bazı unsurların değişmesi gerektiğinin farkındayım. Birebir uyarlamak pek mümkün değil ancak bence burada fazla değişiklik yapılmış. Öncelikle karakterlerin yansıtılış şekline değinmek istiyorum. Tova'yı ben; ilk tanıdığımızda biraz sert, ama özünde naif ve sessiz sakin bir insan olarak hayal etmiştim. Filmde ise bence bayağı çirkef bir teyze yapmışlar. Verdiği tepkilerin seviyesi kitaba göre çok abartılıydı. Cameron'ın da güya çok zeki olması gerekirken bu yönüne filmde doğru düzgün değinilmemişti. Olay örgüsü de, yazar ben olsam "hayır" diyeceğim kadar değişmişti. Mesela Ethan ve Cameron'ın araba yolculuğunu ya da Simon'la buluştukları barı görmeyi isterdim. Ayrıca kadın-erkek arkadaşlığı sanki var olamazmış gibi bir algı var herhalde. Çünkü ne zaman filmlerde ya da dizilerde yakın arkadaşlarla ilgili bir şeyler olsa ya sonunda sevgili oluyorlar ya da arkadaşlardan birinin
Özünde bir çok mesleği barındıran bir mertebeydi bana göre baba kavramı. Ailesini tıpkı dalgalı denizde her türlü tehlikeye karşı koruyan cengâver bir kaptandı. Kendini yuvasındaki her türlü tamirat işlerini halletmeye adayan çalışkan bir emektardı. Sevgisini ciddiyetinin arkasına saklayan bir kamuflaj ustasıydı meselâ. Ailenin reisi , çınar ağacımdı. Okuma aşkını bana aşılayan bilge baykuşumdu. Kitaplarıma duyduğum özen ve sevginin temelini atandı O. Bahçedeki her çiçeğe gözü gibi bakan, sarkan dalı yük olmasın diye ağaca ; yumuşak bez parçasıyla bağlayan, sokak kedilerini aç bırakmayan nahif yüreğimdi. Yokluğunu herdaim hissettiğim pusulam, mekânın Cennet olsun🙏 Dilinden eksik etmediğin dualarını sana yolluyorum bugün ben de... Babalar günün kutlu olsun canım babam...
Babalar Günü
Kesinlikle..... :D
Üslup çok önemli. Birine "odun" demek var, bir de "Gözleri aşka gülen taze söğüt dalısın" demek var. Özünde ikisi de aynı kereste ama işte şair ruhlu olmak başka!
Duygu ve Düşünce
Korkularımız bizim ejderhalarımızdır aslında, Belki de hepsi, bir gün bizi Güzel ve cesur görecekleri anı bekleyen Birer prensestir özünde. Rainer Maria Rilke
Reklam
Reklam