Muteber Özver

Muteber Özver
Öğretmen
Lisans
Sivas
2 Haziran 1999
115 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Muteber Özver

, bir kitap okudu
10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Şükrü Erbaş
8.4/10 · 11,5bin okunma
Reklam
Zamanı Durdurmanın Yolları
Puan vermedi·320 syf.··
2025 50. kitabı
#kitapincelemesi Matt Haig’den daha önce Gece Yarısı Kütüphanesi’ni okumuş ve çok sevmiştim. İkinci olarak Zamanı Durdurmanın Yolları’nı seçtim ve Gece Yarısı Kütüphanesi kadar olmasa da yine severek okudum. Ben yazarın üslubunu, vermek istediği mesajları, yaratıcılığını çok sevdim ve diğer kitaplarını da okuyacağım mutlaka. Ayrıca yazarın hayat hikâyesi oldukça ilgimi çekti, bu da kitapları yoluyla anlattığı tüm duygularına karşı heyecanımı arttırdı. Kısaca kitabın konusundan bahsedeceğim. Ana karakter Tom Hazard’ın bir hastalığı var: Yaşlanmamak. Yaklaşık 500 yıldır dünyada olan Tom her yüzyılda farklı bir kimlikle yaşamını sürdürürken aslında ruhu&duyguları hep sabit kalıyor. Ve her geçen zaman daha da yalnızlaşıyor, hayattan tat alamıyor, yoruluyor, sevdiklerini kaybetmenin acısıyla yaşamına devam etmek zorunda kalıyor… Hiçbir kimlik onu tam anlamıyla mutlu etmeye yetmiyor. Çünkü mutluluk bir macerayı ne kadar uzun süre yaşadığınla ilgili değil, elinde az da olsa bulunan zamanı iyi değerlendirebilmenle ilgili yani an*da kalabilmekle ilgili… Ana fikir, aslında zamanın akışının ne yapılırsa yapılsın durdurulamayağı ancak yaşadığımız küçük an*larda bulduğumuz anlamların büyüklüğüyle kendi iç dünyamızda bu akışı yavaşlatmanın mümkün olduğu. Bazen bir an* yıllara bedel olabilir bazen de boş geçirilmiş onca zamanın anlamsızlığını sorgularken buluruz kendimizi… Bence derin mesajları güzel bir kurguya yedirerek vermiş yazar. Okumanızı tavsiye ederim.
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
Bahçıvan ve Ölüm
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
#kitapincelemesi “Bu uzun bir kederdir, diyor bir arkadaşım. Güzel bir ifade ama ben henüz acının içindeyim. Önce uzun bir acı olur. Keder sonra gelir… Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum, kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor. Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam pişmemiş ekmek gibi, yutması zor.” Kitabı anlatmaya bu iki alıntıyla başlamak istedim çünkü kitap boyunca yazar Gospodinov bize babasının vefatından sonra yaşadığı o derin “acı” ve “yas” sürecini anlatıyor. “Babam bir bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” diyor, anlamı derin… Evet baba bir bahçıvan ve tüm hayatını bahçesine adamış; oğlu için de yapbozun en önemli parçası, “omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir atlas” aslında. Yazar kitaba -daha doğrusu günlüğüne- babasının kanser hastası olduğunu öğrendikleri günlerden başlayıp kaybettiği andan devam ediyor ve sonrasında girdiği yas dönemiyle sonlandırıyor. Öylesine içten ve şeffaf anlatıyor ki yaşadığı hüznü, etkilenmemek elde değil. Ağır bir konu, ağır bir kitap. “Ölüm” “yas” konularında travmaları olanları tetikleyebilir veya bu duygularla henüz tanışmamış insanlar için kaygı oluşturabilir diye düşünüyorum. Herkese değil belki ama duygusal olarak güçlü olduğuna inanan arkadaşlarıma tavsiye ederim. #kitapalıntıları “Ölüm, sensiz olgunlaşan bir kiraz ağacıdır.” “Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumuz söylenebilir mi?” “Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan, tabii ki, onun o büyüleyici geçiciliğinden.” “Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
HÜSNÜ ARKAN - MİNO’NUN SİYAH GÜLÜ
10/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Merhabalarr bugün muhteşem bir kitabın yorumuyla geldim. Öncelikle belirtmek isterim ki Hüsnü Arkan, benim şarkılarını en sevdiğim sanatçı. Yıllardır dinlerim fakat kitap yazarlığı yönünü çok yeni öğrendim. Belki biraz geç kaldım belki de benim için en doğru zamanda keşfettim :) Çok mutluyum yazdığı bir düzine kitabın ilkini okuduğum ve dahasını da okuyacağım için Yazar Hüsnü Arkan’ın öyle güzel öyle sanatsal bir üslubu var ki, sanki bir kitaptan çok şiir okuyor gibi hissediyorsunuz. Arka fonda hep bir müzik çalıyor, sizi uzaklara götürüyor… Ben mest oldum her bir cümlesini okurken. Yazara olan özel sevgimin de etkisi olabilir tabii ki kalemine de bu derece hayran kalmamda Şimdi kısaca kitabın konusundan bahsedeceğim. Mino’nun Siyah Gülü, bir dönem romanı. 12 Eylül darbesinin gölgesinde yaşanan bir aşkı, insanların bu çalkantılı dönemde yaşadıkları trajedileri, yasakları, çaresizlikleri anlatılıyor. Tabii konudan anlaşılacağı gibi bolca siyasi dokundurmalar var kitapta beni rahatsız etmeyen. Haklarını savundukları için idam edilen gençler, müebbet hapisler, fikir özgürlüğünün baltalandığı karanlık bir dönem… Anlatıma üç farklı kadın, üç farklı hayat ve aslında çok benzer yaşantılar hakim. Biri, benim çok sevdiğim kitabın adını da aldığı Mino (Münevver)… Her bölüm Mino’nun yengesine ve yeğenine yazdığı derin ve çok duygusal mektuplarla başlıyor. Mino’nun aşkı, büyürken yaşadığı baskıların sebep olduğu yıkılmaz duvarları, abisinden başlayıp tüm dünyaya yayılan öfkesi… Beni çok derinden etkiledi bu kadın hikâyesi. Ama Mino dışındaki tüm karakterler ve hikâyeleri de bir o kadar etkileyiciydi keşke hepsine değinebilsem… Ben çok sevdim ve dönem romanlarını seven, düşüncesi ne olursa olsun ön yargısız yaklaşabilen herkese tavsiye ederim bu kitabı
Mino’nun Siyah GülüHüsnü Arkan · Sia Yayınevi · 20231,648 okunma
Reklam