Ya da hemen her sendika, tamamen benzer örgütlenmeyle, “ticaret birliği” ya da “sendikacılık” ruhuyla ya da sömürgeci emperyalist bir ülke “emperyalizmin ruhu”yla, nihayet kapitalist olarak örgütlenen her ekonomi “kapitalizmin ruhu” ile doludur.
“Ruhu olmayan uzmanlar, kalbi olmayan zevk insanları: İnsanlık bu yoksunlukla, daha önce hiç erişmediği bir aşamaya yükseldiğini zanneder” ifadesi, kuşkusuz bu kültürel gelişimin “en son insanları” için hakikate dönüşebilir.”