okuryazar

okuryazar
9/10
·318 syf.·
2018 12. kitabı
Ruhi Mücerret; yazarın okuduğum ilk eseri oldu. Bütün kitapları bu kadar iyi midir yoksa ben en iyisinden mi başladım okumaya bilemiyorum ama bu kitabı okuduktan sonra Murat Menteş'in sıkı takipçisi oldum. Eser; absürt kurgusuyla okuyucuyu oldukça eğlenceli bir maceraya çekiyor, kendini takip ettiriyor, heyecanlandırıyor ve tüm bunları yaparken anlatmak istediği içeriği de okuyucuya sunuyor. Sıkılmadan akıcı bir şekilde gayet eğlenerek okunan nadir kitaplardandır bence. O nedenle eğlenerek okumak istiyorum diyen herkese tavsiye ediyorum bu kitabı. Ayrıca okurken istemsiz bir şekilde filmi yapılsa ne güzel izlenir de demedim değil :) Tabi her kitabın vermek istediği bir mesaj anlatmak istediği bir konu vardır. Bunu da direk kitaptan alıntı yaparak belirtmek ve bir nevi de kitabı özetlenmiş olmak çok daha doğru olur diye düşünüyorum . Herkese eğlenceli okumalar... "Kadınlar , iç çamaşırlarının ve ayakkabılarının marka etiketinden aldıkları destek nispetinde özgüvenliydiler. Erkekler, otomobillerinin modeline bağlı psikolojik bir hiyerarşi içinde trafikte seyrediyordu. Rekabet kızışmıştı. Kimliği belirsiz düşman,topluma kendi karakterini vermişti. Köleliğin adı konmamış biçimleri devredeydi. Kula kulluk almış yürümüştü. Bir sinir harbi evrenindeydik. Kainat, bütün tuzakların toplamı olan bir tuzağa dönmüştü. Sahtelik,aldatma ve avuntuyla karışmış harç,hayatın temelini teşkil ediyordu. Göstermelik neşe , süreğen blöf ve sentetik nezaket prosedürü,bu temel üzerinde yükseliyordu. Neşe deliliğin,blöf ihanetin,nezaketse cinayetin bariz ve doğal ip ucuydu. Korku , kozmosun çatısıydı. Bu çatı altında renk,ses ve biçimleri suiistimal etmekten başka yöntem bilmiyorduk. Ebedi biçareliğimizi,taşıyamadığımız mesuliyetler dengeliyordu. Şov devam etmeliydi… Şov… kaybedişin
Ruhi MücerretMurat Menteş · April Yayıncılık · 201818,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"...Pişmanlık bir aydınlanma anıdır ve tövbe hem bir psikolojik analiz, hem de kendini bilmenin ideal görünümüdür. Şükür, güzellikleri keşfetmeye yönelik dikkatin gelişkinliğidir. Ayrıca, zamanla tatlanan acı hatıralar ile unutulan mutluluklar arasındaki farka denk gelen saçmalığı telafi eder. Şükreden kişi kendiyle barışarak yücelme imkanlarını genişletir. Dua, yoğun bir konsantrasyon ve dahiyane bir titizlikle tanzim edilmelidir. Ebeveyninden oyuncak isteyen şuursuz katır tohumunun münasebetsiz figanına benzer yakarışlar, içtenlikli olsa bile dua mıdır? Benliğinin rotasını çizmek üzere İlahî yardım talep eden kulun telaffuz ettiği her hece dünyayı değiştirir. Dolayısıyla, egoist talepler, Allah?a hitabı parazitlendirir. Velhasıl dua, mevcudiyetimizin; evrensel ve İlahî olanla bağını, İlmî usullerle tespit ve şiirsel ifadelerle tasdiktir. Tövbe, şükür ve duanın kesişim alanları vardır. Eylemindeki hatayı saptayarak tövbeye yöneldiğin için şükredebilir ve şükrünün niteliğinin zenginleşmesi için dua edebilirsin. Zikir ise... Hatırlamak ve hatırlanana münasip duygu, ifade ve davranışlara yönelmektir. Günaha, gaflete, teşevvüşe, hataya, nankörlüğe, tereddüde, şehvete, unutuşa, tembelliğe, boşboğazlığa, yanlışa, kazaya, aldanışa, açgözlülüğe, skandala, pespayeliğe, korkuya... kapılmadan Allah yolunda ilerleyemezsin. Bu sözlerimin manasını kavramada; göğsünüz ile kafanızdan müteşekkil dublekste ikamet eden şeytanın danışmanlığı fayda verir mi bilmem.?"
Sayfa 119 - APRIL
"Şimdi"nin 'i'sine vardığımızda 'ş' tarih olur. [MICHAEL FRAYN]
APRIL
"Aşk, paradoksal olarak romantik bir eşitsizlikle ilerliyordu. İki kişinin birbirini aynı yoğunlukta sevmesi imkansız. Dolayısıyla aşkta acılar ve sevinçler hakkaniyetli paylaşılmaz. Aşk adil değildi. Demokratiklik ve özgürlükçülüğün kıyısından bile geçmiyordu. Dahası istikrar ve kalıcılıktan da nasipsizdi. Sana en şiddetli tokatı patlatacak eli okşamaktan ibaretti!"
Sayfa 273 - APRIL
"Kadınlar , iç çamaşırlarının ve ayakkabılarının marka etiketinden aldıkları destek nispetinde özgüvenliydiler. Erkekler, otomobillerinin modeline bağlı psikolojik bir hiyerarşi içinde trafikte seyrediyordu. Rekabet kızışmıştı. Kimliği belirsiz düşman,topluma kendi karakterini vermişti. Köleliğin adı konmamış biçimleri devredeydi. Kula kulluk almış yürümüştü. Bir sinir harbi evrenindeydik. Kainat, bütün tuzakların toplamı olan bir tuzağa dönmüştü. Sahtelik,aldatma ve avuntuyla karışmış harç,hayatın temelini teşkil ediyordu. Göstermelik neşe , süreğen blöf ve sentetik nezaket prosedürü,bu temel üzerinde yükseliyordu. Neşe deliliğin,blöf ihanetin,nezaketse cinayetin bariz ve doğal ip ucuydu. Korku , kozmosun çatısıydı. Bu çatı altında renk,ses ve biçimleri suiistimal etmekten başka yöntem bilmiyorduk. Ebedi biçareliğimizi,taşıyamadığımız mesuliyetler dengeliyordu. Şov devam etmeliydi… Şov… kaybedişin kaçınılmazlığı ve kayboluşun kesinliği adına…"
Sayfa 69 - APRIL