Puan vermedi·148 syf.··
2026 139. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:38
Kumsal 3: Hindistan-Pakistan serinin önceki kitaplarındaki dostluk ve macera duygusunu korurken bu kez okuru daha karanlık ve düşündürücü bir hikâyeye götürüyor. Eyüp, Emre, İlker, Ahmar ve Yumi, yeni bir şifrenin peşinden İstanbul’daki Yerebatan Sarnıcı’na uzanan bir maceraya atılırken, sadece insanları değil toprağı ve bitkileri de etkileyen gizemli Medusa Virüsü’nün izlerini sürüyorlar. Hikâye ilerledikçe virüsün arkasında, zenginlik ve güç uğruna tehlikeli seçimler yapan Faysal’ın olduğu ortaya çıkıyor. Ancak kitap, karakterleri yalnızca iyi ve kötü olarak ayırmak yerine; hata, pişmanlık, sorumluluk ve ikinci şans kavramları üzerine düşündürüyor. Faysal’ın yaptıklarının sonuçlarından kaçamaması, insanın bazen en büyük cezasını kendi hatalarının içinde bulabileceğini gösteriyor. Serinin bu kitabında cevaplardan çok sorular öne çıkıyor. Medusa Virüsü’nün tamamen durdurulup durdurulamayacağı, insanların ve doğanın kurtulup kurtulamayacağı belirsiz kalıyor. Belki de kitabın en güçlü yanı bu: okuru kesin bir sona ulaştırmak yerine düşünmeye devam etmeye davet etmesi. Ortaokul öğrencileri için sürükleyici bir macera sunarken; bilimin sınırları, sorumluluk, adalet, sessiz kalmanın bedeli ve affetme gibi konularla P4C tartışmalarına da zengin bir zemin hazırlıyor. Kapanışındaki soru işaretleri, kitabın son sayfası kapandıktan sonra bile hikâyenin zihinde yaşamaya devam etmesini sağlıyor
Kum Saati 3Fatih Tuncay · Bilgi Yayınevi · 202418 okunma
Puan vermedi·44 syf.··
2026 14. kitabı
"Biri sana senin hakkında bir şey dediğinde sana kendisi hakkında da bir şey söylemiş olur." 5 yaş üzeri diye okuma tavsiyesini gördüğümüz ama her zamanki gibi büyükler için yazılmış bir çocuk kitabı diyebilirim. Birisinin "iyisin, kötüsün, büyüksün, küçüksün" geribildirimleri üzerinden kim olduğuna karar vermeye çalışan ve kafası karışan, öfkelenen tavşan Ponpon empati kurmayı, duygularını ifade etmeyi öğreniyor. Ruh sağlığı alanı açısından bölme savunma mekanizmasını kullanan çocuklar için güçlü bir araç olabilir, çocuklar için felsefe(p4c) uyaranı olarak kullanılabilir.
Olduğun GibisinOlivier Clerc · Aylak Kitap · 202051 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·136 syf.··
2026 127. kitabı
Yuan Huan’ın Kulübesi, okumanın bir zorunluluk değil, insanı dönüştüren bir deneyim olduğunu anlatan katmanlı bir metin. Kitap boyunca kulübenin anlattığı hikâyeler tek tek farklı hayatlara dokunsa da aynı soruya bağlanır: Okumak insanın hayatında neyi değiştirir? İlhami’nin başta kitaplardan uzak duran tavrı, bu hikâyelerle birlikte yerini meraka ve anlam arayışına bırakır; çünkü burada kitaplar sadece anlatmaz, yaşatır. Özellikle “Gececiler” hikâyesi, eğitime ulaşamayan çocukların sessizliğini görünür kılar: Okula gidememiş, hayata erken karışmak zorunda kalmış çocukların geceleri okula dönmesi fikri, eğitimin bazıları için bir yük değil, bir kurtuluş olduğunu hatırlatır. “Üstü çizilenler” yalnızca çocukları değil, sesi bastırılmış herkesi kapsar; bir insanın ya da bir yazarın görünmez kılınması, ancak bir başkası onun hikâyesini okuduğunda tersine çevrilebilir. “Arakat” ise yazının gerçeklik kurma gücüne işaret eder: Yazılan her şey bir gün birinin zihninde yeniden hayat bulur. Bu yüzden kitap, “İyi bir kitap tüm bağlantılardan daha değerlidir” fikrini yalnızca söylemez, hissettirir. Bu yönüyle metin, ortaokul düzeyinde P4C (Çocuklar için Felsefe) çalışmaları için oldukça güçlü bir zemin sunar. Özellikle şu sorular üzerinden derin tartışmalar açılabilir: Bir insanın “üstünün çizilmesi” ne demektir, kim kimi görünmez kılar? Okumak bir özgürlük aracı olabilir mi, yoksa sadece bir alışkanlık mıdır? Bir hikâye gerçekten bir insanın hayatını değiştirebilir mi? Okuyamadığımız hayatlar da bizim sorumluluğumuzda mıdır? Teknolojiyle üretilen bir zihin (yapay zekâ) ile bir yazarın gerçek sesi aynı şey midir? Tematik olarak ise kitap; eğitim hakkı ve eşitsizlik, görünmezlik ve değer görme, hikâyelerin dönüştürücü gücü, özgürlük ve seçim, teknoloji ve insan zihni gibi
Yuan Huan'ın KulübesiMiyase Sertbarut · Tudem Yayınları · 20241,316 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 119. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 13:16
Bir çocuk kitabı gibi başlıyor ama insanın içini sıkıştıran bir gerçekle büyüyor: kontrol edilemeyen bir dünya. Kum Saati 2 Japonya, dostlukla bilimin kesiştiği bir yerde ilerliyor. Eyüp, Emre ve İlker’in Yumi’ye uzanan yolculuğu sadece bir ziyaret değil; aynı zamanda insanlığın kırılganlığıyla yüzleşme hikâyesi. Japonya’nın kalbinde, Shibuya Crossing ve Hachiko Heykeli gibi sembollerin arasında dolaşırken, bir yandan da çocukları hedef alan bir virüsün gölgesi büyüyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Kurtuluş bazen güçten değil, zekâdan gelir. Yumi’nin panzehiri kadar, Mikeal’e karşı yaptığı o zekice blöf de bir “insanlık hamlesi”. Ama hikâye burada bitmiyor. Çünkü kötülük hâlâ bir hamle önde: Sebastian’ın elinde hâlâ babalar var. Özellikle ortaokul öğrencileri için muhteşem bir serüven serisi. Her kitap, heyecanı hiç düşürmeden bir sonrakine bağlanıyor. Bu yönüyle hem akıcı hem de sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca P4C (Çocuklar için Felsefe) açısından da oldukça verimli bir kitap. İyilik-kötülük, bilim-etik, güç-sorumluluk gibi pek çok kavram üzerine düşünmek için güçlü kapılar aralıyor. Şimdi soru şu: Bilim mi kazanacak, yoksa güç mü? Hindistan’da geçecek Kum Saati 3 için bekleyiş başladı…
Kum Saati 2Fatih Tuncay · Bilgi Yayınevi · 202256 okunma
Elveda Bay Muffin
Puan vermedi·48 syf.··
2026 4. kitabı
Elveda Bay Muffin , evcil hayvan kaybını çocukların dünyasından anlatan, ama aslında her yaştan okuyucunun kalbine dokunan çok özel bir hikâye. Kitabı okurken kendi evcil hayvanımı sık sık düşündüm; bazı satırlarda boğazım düğümlendi, bazı yerlerde ise derin bir iç sorgulamaya daldım. En etkilendiğim kısımlardan biri şu soruydu: “Tekerleğinde koşturup duran şu hamster bir yere ulaşabiliyor muydu?” Bu soru hikâyede öyle bir yere yerleştirilmişti ki, adeta bir P4C (Çocuklar için Felsefe) sorusu gibi duruyordu. Sadece hamsterın hareketini değil, hayatın kendisini düşündürüyor. Çocukla birlikte felsefe yapma niyetini çok net hissettim burada. Koşmak, çabalamak, yaşamak… Ama nereye? Bir başka vurucu bölüm ise şuydu: “Victorya uzun yıllar önce ölmüştü. Bir çiçeği koklarken burnunu arı sokmuştu.” Ve ardından gelen o sade ama derin soru: “Arılar niçin vardı ki?” Bu sorgulama, çocuk zihninin ölüm karşısındaki şaşkınlığını ve adalet arayışını çok yalın bir şekilde yansıtıyor. Hayatın içindeki acıların anlamını sorgulatan bu cümleler, kitabın en güçlü yanlarından biri bence. Kitabın, İsveç’in prestijli August Ödülü’ne değer görülmesi de tesadüf değil. Gerçekten hem edebi hem duygusal açıdan çok güçlü bir eser. Kısacası Elveda Bay Muffin, bir hamsterın vedası üzerinden hayatı, ölümü ve anlamı sorgulatan; küçük görünen ama büyük sorular soran, yüreğe dokunan bir kitap.
Elveda Bay MuffinUlf Nilsson · Can Yayınları · 201856 okunma
10/10
·32 syf.·
2026 25. kitabı
Bir yetişkin olarak beni bile kahkahalarla güldürdü. Eminim ki birçok çocuk da bir o kadar keyif alır. Çizer bir şeyde iyi olmak için (resim çizmekte) vazgeçmeden tekrar tekrar denemek gerektiğine bağlamış hikayeyi ama aynı zamanda olumsuz düşüncelerin gücünü konuşmak, duygu-düşünce-davranış bağını açıklamak gibi durumlar için de kullanılabilir. Hatta p4c etkinliklerinde de beyin fırtınası yaptırılabilir ya da sadece gülmek için okunabilir
Sakın Kaplanı DüşünmeAlex Latimer · Domingo Yayınevi · 202421 okunma